10.8.13

YAZ TATİLİ YAPILMASAYDI...GÜNLÜK HAYAT'TAN YILLIK HAYAT'A


Yaz tatili şehirliler, onların da düzenli mesaiyle çalışanları için var. Köylülerde, işsizlerde, yoksullarda, yaz tatili, ya yok, ya da, yapılamayan bir boş zaman dönemi.

Yaz tatilinin yaz aylarında olması, okulların tatile girmesi, tatilin sıcak dönemlerde yapılmak istenilmesi, ama daha önemlisi, tarımsal çalışmanın yaz aylarına yoğunlaşması nedeniyledir. Zaten bu nedenle de, tarımsal emeğin parçası olan çocukların yaz aylarında boşta kalması da gerekir.

Fakat, kentte yaşayan ve sürekli çalışan işçi, memur ve hizmet sektörü çalışanlarına verilen yıllık 20 ile 30 günlük yıllık izin hakkı, bu iznin yaz mevsiminde kullanılmasını da teşvik eder. Ayrıca, yaz harici dönemler, ekonominin zenginlik yarattığı, kitlesel çalışma dönemleridir. Çalışan istese de, uzun süreli izin alma imkanına sahip değildir.

Mesele basit, önemsiz ve anlaşılır görünüyor. Ancak, günlük hayat gibi, yıllık hayat olduğunu da gösteriyor.

Sabah 7'de uyanıp 8'de yola çıkan milyonları düşünün. Akşam 5 ya da 6'da yığın halinde işlerinden ayrılıp, otobüslere, dolmuşlara, trenlere ya da özel arabalarına binip evlerine dönüyorlar. Özel ihtiyaçlarını karşılayıp, saat 11 gibi uyumaya çekiliyorlar. 8 saat uykudan sonra, yine bir önceki gün gibi uyanıp, aynı şeyleri ve işleri yapıyorlar. 24 saatlik günlük hayat süresi 5 gün devam edip, 1 ya da 2 günlük kesintiyle yumuşatılıp gevşetiliyor. Sonra yine aynen devam. Yaklaşık 11 ay bu kurulmuş hayat tekrar ediyor ve 1 aylık bir yumuşama ve gevşemeyle tekrar etmek üzere kesiliyor.

8 saat çalışma 8 saat özel ihtiyaç ve 8 saatlik uyku molasıyla devam ediyor ve 24 saatlik gün tamamlanıyor.

5 günlük hayat, 2 gün tatille tamamlanıyor.

11 aylık günlük hayat da, yaklaşık 1 aylık tatille.

Şimdi bu zamanlarla oynayalım biraz:

30 günü, eğer sabit bir hak ise, yaz tatili olarak kullanmayalım ve 12 aya dağıtalım. Her ay 2 buçuk gün halinde kullanalım. Örneğin ya 2 pazartesi ve bir yarı gün işe gitmeyelim, ya da, tüm aya dağıtıp her gün sadece 7 saat çalışalım. Olmadı, 2 haftasonu tatilini 3'e güne çıkaralım. Seçenekler çoktur. Örneğin, her ay, bir haftasonu tatilini 4 buçuk gün yapalım. Böylelikle, yaz tatili yapmayarak, günlük, haftalık ya da aylık hayatlarımıza müdahele edelim.

Neler değişir bir düşünün!

Her şeyden önce;

1) sürekli ve kısa süreli tatil yapma ihtiyacıyla yeni bir tatil kültürü gelişirdi.
2) daha hızlı ve nitelikli ulaşım ihtiyacı ortaya çıkardı.
3) insanlar, sürüler halinde her yıl aynı aylarda güneşe ve denize koşmazdı.
4) güneşli kıyılar kitle turizminin talanına maruz kalmazdı.
5) uzun aralıkla yapılan kısa süreli yaz tatilinin kısa süren rahatlaması yerine, insanlar sık sık tatil rahatlaması  yaşarlardı.
6) yazlık türü ikinci konutlarla toplumsal zenginlik heba edilmezdi.
....

Marks bir zaman ekonomistidir. Toplumsal ilişkilerin dönüşümü için, özellikle çalışma saatlerine müdahele edilmesini, sosyalist mücadelede ilk sıralara koyar. 20 yüzyılda, "günlük hayat" eleştirileriyle, modern hayatın nasıl yeniden üretildiği önemli bir ilgi alanı haline geldi. Ancak, bu tekrar içinde, "haftalık", "aylık" ve "yıllık" hayatların eleştirisi ve yeniden düşünülmesi sistemli olarak düşünülmedi, çalışılmadı.

Marks'ın vurguladığı istikamette, "serbest", "özgür" zamanın, hafta, ay ve yıl olarak da düşünülmesi gerekiyor. İlle de günlük 8 saatlik çalışma süresinin aşağı çekilmesi değil, belki, hafta sonlarının uzatılması, yıllık izinlerin parçalanarak uzatılması düşünülebilir. Belki de tam tersi, haftaların uzatılıp, uzun aylık izinlerin yapılması....

Marks'ın zaman ekonomisi son derece güçlüdür. Ancak, zaman ekonomisinin bir mekan ekonomisiyle aynı anda düşünülmesi, Marks'ın çok daha güçlenmesi anlamına gelir. Zamanın uzunluğu, yoğunluğu, mekansal ilişkilerin genişliğine, hacmine, biçimine bağlıdır.

****

Yaz tatili mevcut şeklinden çıkarılsa, günlük, haftalık, aylık hayatlarımızla birlikte, yeniden düzenlenseydi, neler neler olurdu, bir düşünün!