12.6.13

KAPİTALİZMDE ÇOCUK GENÇ OLGUN YAŞLI KATEGORİLERİ


Modern, ya da kapitalist dönemin bir aşamasına kadar, aslında ne çocuk vardı, ne de genç. Ortaçağ'da çocuklara hiç "çocuk" muamelesi yapılmıyordu. Biraz büyüyen çocuk, hemen aile emeğinin bir parçası oluyor, ardından da, daha "genç" olmadan olgunlaşıp çoluğa cocuğa karışıyordu. Karışdıktan sonra da, elli yaşını pek göremeden, öte tarafa göçüyordu.

Sanayi devriminden sonra, kamusal zorunlu ilk eğitim yaygınlaşmaya başladı. Bazı çocuklar fabrikadan çıkıp okula gidiyor, durumu iyi aile çocukları ise, evden okula gidiyorlardı. Marks Kapital'de, çalışan çocukların okulda daha başarılı, yaratıcı olduklarına dair bilgiler verir. Çünkü okul, onlar için yenilenme işlevi görüyordu.

Zamanla, çocuk emeği yasaklandı, ya da çalışma yaşı yükseltildi. Bu aynı zamanda, ilk okulların zorunlu olması, bunun üstündeki eğitimin de artması nedeniyledir. Aslında çalışma yaşının yükseltilmesi, emeğin yeniden üretim maliyetinin ve süresinin artmasıyla ilgiliydi.

Çocuk emeğinin kısıtlanmasıyla ortaya çıkan bu okullu çocukluk döneminden hemen sonra, yine okula devam eden, gittikçe de daha az iş gücüne katılan, bir gençlik kategorisi  de ortaya çıktı.

"Çocuk" ve "genç" kategorileriyle birlikte, elbette, "olgun", "yaşlı" kategorileri de.

Olgunluk dönemi, özellikle liberalizmin sosyalleşmesi ve ardından gelişen refah devletiyle birlikte, bildiğimiz "çalışan", evli barklı, nüfusa dahil olmaktı. Emeklilere de, tabii, "yaşlı" denilmeye başlandı. Yaşlılar, "emek piyasasının" ıskartaya çıkarttığı, ölüm öncesi nüfusu oluşturuyorlardı.

Kapitalist toplum, kendi yaş ve kuşak kategorilerini yaratmıştı.

Temel belirleyici ise, emeğin ne kadar süreyle eğitilip, ne kadar çalıştırılacağı, ölümden önce de, ne kadar "serbest" bırakılacağıydı.

İlk eğitimin ardından, orta eğitim, sonrasındaysa, kapitalist piyasa ekonomisinin talebine göre gündeme gelen kitlesel yüksek öğrenim, çocukluk kadar uzun bir gençlik dönemi gerektirmektedir. Örneğin, 12 yaş çocukluk için üst sınırsa, 22-24 yaş arası, gençliğin ortalama bitişi haline gelmiştir. Bu uzun emek "eğitimi", yaklaşık iki katı kadar, olgun bir "çalışma" dönemine hazırlıktır. Bu dönemin sonunda ise, çocukluk ve gençlik yaşı toplamı kadar, son bir "özgürlük" dönemi bırakılmaktadır. Formül kabaca şöyledir:

20 yıl çocukluk ve gençlik + 40 yıl olgunluk ve çalışma dönemi + 20 yıl emeklilik ya da yaşlılık dönemi = 80 yıllık ortalam bir refah devleti bireyinin ömrü.

Bu kabaca verdiğim ortalam 80 yıl ve onun kabaca 4 yaş grubuna bölünmesi, kapitalizmde emeğin üretimi ve yeniden üretimiyle ilgilidir. Yoksa, ne çocukluk, ne gençlik, ne olgunluk, ne de yaşlılıkla!

Bu yaş grupları, eğitim süresi, eğitimin üretimle birleşmesi, serbest zamanla çalışma zamanının kaynaşması, iş saatlerinin kısalması, çocuk ve gençlerin yetişme tarzlarının değişimiyle birlikte, anlamını yitirecektir.

Yani, kapitalizmin zaman ekonomisi ve onun temeli olan artı-değer teorisi, yerini, toplumsal, planlı, ortak üretime bırakmasıyla.