31.7.12
MARKS'LA MAO, BATI'YLA DOĞU ARASINDA
Marks "katı olan herşey buharlaşır" diyordu. Kastettiği bir anlamda kapitalizmin sürekli devrimiydi. Kapitalizm ve burjuvazi, eski toplumu köklerine kadar sarsıyor, değiştiriyordu.
Marks'ın ömrü emperyalist dönemin ilk onyıllarına yetti. Kendisinden sonra olanları kısmen gördü, tahmin etti.
Lenin, emperyalizmin esas yönlerini gördü, ama tümünü değil. Emperyalist savaşları, Avrupa ve Amerika'nın dünyadan çektiği tekel rantlarıyla çalışanlarına verdiği yüksek maaşları, bu ücretleri alan çalışanların sendikal mücadeleleriyle, aristokratlaştıklarını gördü. Anti-emperyalist mücadelelelerin, sosyalist mücadelenin önderliği altına alınabileceğini de. Lenin, köylülerin kendi devrimleri için bir süreliğine sosyalistlerin liderliğini kabul edebileceğini de gördü.
Lenin bir de, işçilerin tek başlarına sosyalist olamayacaklarını söyledi. Dışarıdan sosyalist bilinç kavramını geliştirdi.
Ama Lenin nasıl Marks'ı geride bıraktıysa, Mao da, Lenin'i bir anlamda geride bıraktı.
Ama, Lenin'in katkısı nasıl Marks'ın orijinalitesini bozduysa, Mao da, Lenin'inkini bozmuş oldu.
Marks'ın işçi sınıfı temelli teorisine Lenin köylü sorunuyla, ulusal sorunu ekledi. Mao ise, daha da ileri gidip, halk ve kitle kavramlarını.
Poltik ilerleme, ideolojik gerileme pahasına olmuştur.
Ama sorun, Marks'ın çok ileride olmuş olmasından kaynaklanmaktadır.
Bu eşitsiz gelişme durumuna, her alanda rastlıyoruz.
Sosyalizm rakipsiz bir teorik birikime, eleştiri gücüne ulaşmıştır. Onlarca ülkenin sosyalist inşaa deneyimi bilgimiz dahilindedir.
Ama, kapitalizmin son onyıllarda yaptığı saldırılara, karşı gelinememiştir. Hem sosyalist ülkeler, hem de sosyal-demokrat deneyimler, gerileme halindedir.
Sanki pratik, tekrar teorinin önüne geçmiş gibi. Her teorik çözümleme, pratikle eskitiliyor.
Son otuz yıl, sosyalistlerin yeni-liberal politikaları, saldırıları, gögüslemeye çalışmasıyla, geçti. Ama, yeni-liberaller bile, liberalizmden vazgeçmek üzeredir. Dünya bunalımı nedeniyle, büyük şirketler kamulaştırılıyor, kamu kaynaklarıyla ya da, destekleniyorlar. Ama sosyalistler, hala , yeni-liberalizmle mücadele halindedir.
Liberal bireysel özgürlükler, güvenlik nedeniyle kıstlanıyor, yeni gözetleme ve denetim politikaları uygulanıyor.
Solun mücadele ettiği yeni-liberalizm, bizzat liberalizmi karşısına almıştır.
Kapitalist küreselleşme süreci, etnik ve dini kimlikleri tekrar öne çıkardı. Baskıcı ulus-devletin yerine, daha da bunaltıcı, yerel, kısmi, bağnaz kimlikler öne çıkmaya başladı. Ulus-devletler tepki olarak, daha da sağa kaymaya başladılar.
Ama sol bu kez de, ulusal solu savunmaya başladı.
Yüzyıllardır dünyanın iktisadi ve siyasal merkezi olan ülkeler, yerlerini doğunun yükselen güçlerine bırakıyorlar.
Ama sol, hala Avrupa peşinde koşuyor, eğer ulusalcı olmadıysa.
Dünyanın iktisadi merkezi doğuya kayarken, din, kültür, ideoloji, siyaset de doğuya kaymaktadır.
Dünya'nın batısında hala para, bilgi ve silah,
ortasında emek gücü ve enerji,
doğusunda ise, üretkenlik, nüfuz ve disiplin vardır.
Marks'ın zamanının çok ilerisinde olması, bu gün zamanında olması anlamına geliyor.
Batı'da rantiyerler, Doğu'da sanayiciler, hakim hale geliyor.
Doğ'nun artıdeğeri, Batı'nın çektiği rantlarla değer kazanıyor.
***
Biz ise, ortada yeralıyoruz. Biraz rantier, biraz üretken.
Ne burjuva, ne işçi, ama hep küçük burjuva.
Yüzelli yıl, burjuva ve rant önünde hareket ettik. Doğu ise yeniden yükseliyor, ama uzaktır.
Amerika ve Avrupa bizi Batı'ya yakın tutarken, aslında ortada bırakıyor.
İyi de ediyor.
Doğu ise bize uzak.
***
Türkiye, Marks'la Mao arasında geriliyor. Batı'yla Doğu arasında.
Bu gerginlikten kurtulmanın yolu, Marks'la Mao'yu kendine çekmek, Batı'yla Doğu'nun birlik olduğu yer haline gelmektir.
Ama, Batı'yla Doğu, Lenin'le birleşmekte, üstüste binmektedir.
Lenin'in sol ucu Marks, sağ ucu ise Mao'dur.
Türkiye'nin sol tarafı Marks, sağ tarafı ise Mao'dur.
***
Türkiye'nin batısı işçi, doğusu köylüdür.
***
Türkiye ne Batı, ne de Doğu'dur. Ne işçi, ne de köylü.
***
Tam da Lenin'i uğraştıran sorun!
Öyleyse, Türkiye için orta, Lenin'dir.
Batı'yla Doğu'nun, Marks'la Mao'nun yarattığı gerilim, Lenin'le enerjiye çevirebilir.
Ama bu, yeni-Lenin dir.
Türkiye de, Avrasya'nın merkezidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Yıllar önce memleketten ayrılırken umumi durum şöyleydi: Bütün devlet dairelerinin çatısında beyaz bayraklar dalgalanıyor ahali yeter ki eşi...
-
Rekabet, Kariyerizm, Hırs Ve tersleri: Kendini aşma Liyakat İdealizm
-
Devlet Bahçeli ne derse desin, meclis politikacıları oldukça saygılı ve dikkatli yorum yapıyorlar. Devlet Bahçeli'ye kendilerini kabul ...