20.6.12

SİVAS'IN YILDÖNÜMÜNDE AZİZ NESİN DİYETİ


Aziz Nesin zekanın proteine ihtiyaç duyduğunu, Türkiye insanın da çoğunlukla bulgur pilavı yemesi nedeniyle, zekasının geride kaldığını söylüyordu.

Köylü, yoksul insanların sayısını topluyor, yüzde 60, 70 arası bir rakama ulaşıyordu.

Çocukluğumun yazarı Aziz Nesin istatistik konusunda yanılabilir. Ama, oğlu Ali Nesin matematik profesörüdür. Öyleyse, kendisi matematiğe büyük sayı ve sevgi duyuyor olmalıdır.

Türkiye toplumu ne kadar bulgur pilavı yer, ne kadar protein tüketir, kabaca biliyoruz. Köylü bir toplumdur, ama hayvancılığımız, ortalama ücret seviyemiz, herkesin kırmız et yemesine imkan vermez.

Eşimle Priştina'da bulunduğumuzda çok şaşırmıştık. Yaklaşık üç avroya birinci sınıf kalitede kırmız et alabiliyorduk. Bizde, nerdeyse yirmi avro civarındadır.

Bizde köylü bile kırmızı et tüketemeyecek kadar yoksuldur. Sebze ve unlu yiyeceklerle beslenmek zorundaır.

Köylü şehre göçettiğinde, daha da az kırmızı et tüketir.

Zekanın karşıtı aptallık mı, tam emin değilim. Ama, Aziz Nesin'in tespitine göre, protein az tüketilirse, zeka gelişemez.

Ben Aziz Nesin okuyarak büyüdüm. Kırmızı et, az tüketiyorduk. Ama, sık sık balık yerdik. Et yerine kitap tüketmiş olabilirim.

Öyleyse, kırmızı et yerine kitap tüketenler, durumu kurtarabilirler. Biraz da balık yemekte fayda var belli ki!

Aziz Nesin bu durumu ihmal etmiştir. Ayrıca, bolca kırmızı et tüketenlerde daha değişik bir zeka geriliği de görülebiliyor. Zengin ailelerin çocukları içinde, o kadar zeki olanlarına pek rastlamadım. Hatta, çoğu "dunkof" denecek kadar geri zekalı olabiliyor.

Aziz Nesin matematiği biliyor olmalıydı, ama, istatistiği iyi bilmediği kesindir. Türk milletinin şu kadarı aptaldır derken,  toplam protein tüketimini hesaba katmıştır.

Daha bilimsel, daha edebiyatçı, olabilirdi. Mesela,

Pir Sultan'ı
Nazım Hikmet'i,
Kendisini,
Yaşar Kemal'i,
Orhan Kemal'i,
Bekir Yıldız'ı
Fakir Baykurt'u,Muzaffer İzgü'yü,
Fazıl Hüsnü'yü,
Sait Faik'i,
Turgut Uyar'ı,
Edip Cansever'i,
Özdemir Asaf'ı
Can Yücel'i,
Yalçın Küçük'ü,
İlhan Selçuk'u,
Server Tanilli'yi,
Marks'ı,
Lenin'i,
Mao'yu,
Wilhelm Reich'ı,
Tolstoy'u,
Balzac'ı,
Lorca'yı,...

"Okumayanların" yüzdesini alabilir,

"Okumayanlara", bölebilirdi.

***

Aziz Nesin okumanın protein olduğunu hesaba katmamış, istatistikte sınıfta kalmıştır.

***

Sivas Katlimaının yıldönümü, 2 Temmuz, yaklaşıyor.

Yanan Madımak Oteli'nin üst katlarına uzatılan İtfaiye merdiveninden, itilerek, yumruklanarak indirilen Aziz Nesin, okumayan, okutturulmayan, proteinsiz kalanların vahşetinden, son anda kurtuldu. Fakat, yananların acısına dayanamamış olsa gerek, bir süre sonra da kendisi, içi yanarak göçüp gitti.

Aziz Nesin "diyetini" böyle ödedi.