14.6.12

KÜRTÇE EĞİTİM KÜRTLERE NE KATAR?


Milliyetçilik diyelim, ya da "milli kurtuluş savaşı", milli kimlik, etnik kimlik üzerine yapay şekilde inşaa ediliyor.

B. Anderson ve E. Hobsbauwn, milliyetçiliğin milli devlet kurmayla ilişkili olduğunu, milli kimliğin de milli devlet tarafından üretildiğini söylerler.

Kürtler, milli devlet olmadan, milli kültür mü inşaa etmek istiyorlar?

Ya da, sadece, mevcut "milli devlet"in içinde, etnik haklar mı elde etmek istiyorlar?

Daha da ileri gidelim: İleride kurulacak milli Kürt devleti için, milli kimlik mi oluşturmak istiyorlar?

Doğrusu, eski PKK ve legal uzantıları bu kadar "milli" obsesyona sahip değildi. Sınıf ve halk kavrayışı, sosyalist devrim stratejisi söz konusuydu.

Hatta, Mahir Kaynak bile, PKK'nın bir sınıf hareketi ve örgütlenmesi olduğunu, bunu Türkiye'de devletin göremediğini söylüyordu.

Fakat, PKK bile sınıf ve sosyalizm bağlamından çıkıp, demokrasi, özerklik, kimlik gibi ancak Türkiye'de ÖDP gibi, aşk ve devrim partilerine yakışacak geri bir duruma geldi.

Sormak lazım: Ana dilde eğitimin ne faydası var? Türkçe bile henüz edebiyat ve felsefe dili haline gelememiştir. Kürtçe'nin durumu ise olsa olsa bir folklör, tarih, etnografya konusu olabilir. İnsanlar konuşur, yazar, ama büyük evrensel bir kültürü Kürtçe ile nasıl inşaa edeceksiniz? Türkçe bile oldukça yerel hale gelmişken!

İrlanda'lı James Joyce İrlanda dilini bilip, İngiliz dilinin en üst seviyesini temsil ediyor.

Yaşar Kemal, Kürt olup, Türkçe'nin belki de en iyi yazarıdır.

***

Meseleye uygarlık, evrensellik açısından mı bakacağız, yoksa, etnik haklar düzeyinde mi kalacağız?

***

Eski PKK, daha evrensel, daha sınıfsal, daha devrimci durumdaydı.

***

"Abdullah Öcalan, memlekete hoşgeldiniz!"den sonra, şu ya da bu nedenle, Kürtçe'nin kullanımına, demokratik özerkliğe gelmiş olduk.

Tıpkı, din ve vicdan özgürlüğü, kürtaj, sezeryan meselesine gerilediğimiz gibi.