10.6.12

ŞEHİR PLANCILARI VE İLHAN TEKELİ


Şehir ve bölge planlama disiplini deyince akla ODTÜ gelir. Ama, daha fazla olmak üzere, İlhan Tekeli gelir.

Aslında İlhan Tekeli olmadan, ODTÜ'nün bu bölümünün adı pek de duyulmazdı. Sıradan bir bölüm olarak kurulur ve devam ederdi.

İlhan Tekeli sadece Türkiye'nin değil, belki de, dünyanın en iyi akademisyenlerinden biri. Kimi kendisini plancı, kimi tarihçi, kimi de, daha doğru şekilde, toplum bilimci olarak tanır.

Mekan teorisi, iktisat, toplum ve siyasal teori, tarih, sanıyorum çalışmalarının yayıldığı alanlar olarak kabul edilebilir. 

Kendisi inşaat mühendisliği okuduktan sonra, planlamaya yüksek lisans düzeyinde başlamıştır. Doktorasında, mekan örgütlenmesini sosyal sistemler teorisiyle birleştirmeye çalışır.

Tekeli, eski mimar-şehircilerin bilgi ve kavrayışlarının ötesinde, planlamaya sosyal bilimleri yerleştiren kişi olmuştur.

***

İlhan Tekeli, SODEP'in parti programını da yazdı. Sosyal demokratlarla her zaman yakın oldu. İşte en büyük eksiği de burada ortaya çıkar.

Aslında sosyal bilimler değil de, sosyoloji ve sosyal sistemler teorisiyle kariyerine başladı. Bu teori kendisinin master yaptığı Amerika'da en kuvvetli sosyal teoriydi. Elbette, kendisi mühendis kökenli olduğu için olsa gerek, yine aynı dönemde tüm dünyada ve Amerika'da yaygınlaşan, davranışçı, kantitatif bilimsel akımdan da etkilendi.

Fakat, Tekeli, zamanın ruhuna uygun olarak, sosyalizmden de etkilendi.

Her gelişmeden etkilenmesi, her tartışmayı dünya düzeyinde takip etmesi, yazması, kendisini olaganüstü bir akademisyen yaptı. Ama, bu üstün niteliği, onu sistemli bir teorisyen yapmaktan alıkoydu.

Herşeyi takip etti, her konuda yazdı. Herşeyin belgesini arşivledi.

Dünyayı takip etmeye olan özel saygısı, takip ettiklerini yayma sevgisiyle birleşiyordu. 1980 sonrasında, postmodernizm tartışmalarını başlatanların başında gelir. Ardından, "governance" tartışmalarına girer. HABİTAT, governance tartışması için uygun ortamı oluşturur. Bu tartışmalardan, Tarih Vakfı'na geçer, tarih yazıcılığı üzerine çalışır.

Herşey takip edilmeli, her konuda yazılmalı, her yenilik tanıtılmalıdır.

Fakat, İlhan Tekeli, ODTÜ Şehircilik profesörüdür. Kendi çapında akademisyenler yoktur orada. Yerine yetiştirdiği birileri de olmaz. Sadece hayranlar vardır. Bu nedenle, kendisi eleştiriye muhattap olmaz.

***

Oysa, Tekeli, Castells, Harvey çapında, hatta onlardan da etkili ve güçlü, bir sosyal mekan teorisyeni olabilirdi.

***

Modern teorileri bilmeyenleri postmodern tartışmalarla daha da köksüz bıraktı.

Sosyal bilimci olmaktan çok, sosyolog* gibi düşündü ve yazdı.

Plancıların kullandığı kavramların ideolojik içeriğini gözardı etti.

Sivil topluma, sivil örgütlere, çok ilgi duyuyordu.

***

İlhan Tekeli, plancıları eski usül mimar-şehircilerden kurtarırken, onları sosyoloji ve sosyal-demokrasi alanına soktu.

Planlamanın ve plancıların "kurumsallaşması" fikriyle, planlamayı bir de Odacılığa hapsetti.

***
Bu büyük akdemisyenin, zararı, katkısından fazla olmuşa benziyor.

***

İlhan Tekeli'nin akademik evrimi, Türkiye plancılığının evrimine çok benzemektedir.

***

Eleştiriden de hiç hoşlanmamıştır.

---------------------------------------
*Ercan Gundogan Gazetta'da "Sosyoloji: Türkçesi Olmayan Disiplin" yazısına bakmak gerek: http://ercangundogangazetta.blogspot.com/2012/06/sosyoloji-turkcesi-olmayan-disiplin.html.
Bir de, şuna: SOSYOLOJİ, SOSYOLOG CERAHATI VE MEVCUT HALK HAREKETİ, http://ercangundogangazetta.blogspot.com/2013/06/sosyoloji-ve-sosyolog-cerahati-ve.html