3.6.12
KÜRT SORUNU: ÜÇ PARTİ, ÜÇ ÇIKMAZ SOKAK
İki yüzyıllık Kürt sorunu için bugüne dek üç çözüm önerisi getirildi:
1) Askeri çözüm, ya da ayklanmaların bastırılması. Genel Kurmay Başkanlığı'nın arşivlerine göre, 60'a yakın ayaklanma olmuştur. PKK son halkayı oluşturuyor.
2) Sosyal-ekonomik çözüm: Doğu illerinde toprak reformu, sosyal ekonomik eşitlik ve refahın yükseltilmesi.
3) Demokratik hakların verilmesi, Kürt kimliğinin tanınması. Ama demokratik çözüm, formüle edilememiştir.
Dünyayı bilenler, karşılaştırma yapabilenler, aynı zamanda gerçekçi olanlar, bu üç parti ve çözümün de yarar sağlamayacağını bilmemeliler.
1) Askerler bile, askeri çözümün başka politikalar olmadan çözülemeyeciğini söylediler. Şehitler ölmez, ama, nereye kadar?
2) Milli bilinci gelişmeye başlamış bir halk, sosyal ve ekonomik olarak iyi durumdaysa, ya da bu yönde daha da gelişirse, milli bilinci sadece ve sadece daha da artar. İskoçya, ya da, Katalanya, refah toplumu olmuşlardır. Ama, ayrılık bilinçleri, daha da artmıştır. Bu durum, İrlanda için de geçerlidir. Oralarda sorun, yoksulluk, fakirlik, işsizlik değildir sadece.
3) Demokratik çözüm, ya da demokratik hak ve özgürlükler, iyi ve insanidir, ama, sorunu çözmek isteyenler, daha fazla demokrasi, hak ve özgürlük talebiyle karşılaşırlar. Demokratik gelişim, her zaman, aşamalı bir süreçtir. Önce haklar, sonra özerklik, uygun ortamda da, bağımsızlık, gündeme gelir.
Bir parti ya da görüş daha vardır ki, o, yukarıda saydığım üç çözümü birarada düşünür. Bu çözüm de, siyasal partilerin değil, "devlet partisinin", konumuna tekabül eder.
Kürt sorununun tespitinde gözardı edilen durum, Kürtlerin Ortadoğu'nun ortasında, en az dört ülkeye kitlesel olarak dağılmaları, Wilson'ın Birinci Dünya Savaşı'nda savunduğu "self-determinasyon" hakkından yararlanmamış olmalarıdır. Amerika ve İngiltere, kendi çıkarlarına, bu hak konusunda önce söz verip, sonra, vazgeçmişlerdir. Aslında, dört ülkeyi, Kürt sorunuyla başbaşa bırakmış da oldular.
Kürtler reelpolitik olarak, kısmen özerklik, uzun vadede de, bağımsızlık projesine sahiptirler. Bu stratejiyi,
şimdilik Irak'ın Kuzeyinde, Amerika ile işbirliği ederek, uygulamaya geçirmiş oldular.
Yeni Kuzey Iraklar, stratejinin parçasını oluşturur. Suriye ve İran, şu anda bu stratejinin muhattaplarıdır. ,
Ya Türkiye?
İsrail ve Amerika, Kürtleri birleştirip, Suriye, İran ve birgün Türkiye'yi yeniden düzenlemek isteyeceklerdir. Bu isteklerinde, Avrupa da istekli olup, kendi yararına hareket edecektir.
Amerika ve Avrupa, Osmanlı topraklarını, tümüyle "milli" devletlere ayıramamıştır. Benzer bir durum, onlar için, Avrupa ve Balkan topraklarında da söz konusudur. Yugoslavya'nın sonu böyle gelmiştir. Ortadoğu da, Yugoslavya'larla dolu bir büyük bölgedir.
Tek çözüm, Türklerin bütün olarak, Kürtleri yanlarına almalarıdır.
Türkler, Anadolu, Kıbrıs, Azerbaycan olarak, Kürtler de, Anadolu, Irak, Suriye ve İran parçalarıyla birlik olmalıdır.
Laikliği bilen Araplar, yani, Suriye, Lübnan ve Filistin de, Türk-Kürt ortak federal devletinine dahil olmalı.
Amerika-İsrail emperyalizminden, İran'ın şeriatından, bu köpek dalaşından, kurtulmak için, böyle bir planı uygulamaya geçirmemiz lazım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
-
Yıllar önce memleketten ayrılırken umumi durum şöyleydi: Bütün devlet dairelerinin çatısında beyaz bayraklar dalgalanıyor ahali yeter ki eşi...
-
Rekabet, Kariyerizm, Hırs Ve tersleri: Kendini aşma Liyakat İdealizm
-
Devlet Bahçeli ne derse desin, meclis politikacıları oldukça saygılı ve dikkatli yorum yapıyorlar. Devlet Bahçeli'ye kendilerini kabul ...