Çocukken Aliye Rona'yı rüyamda görüp korkardım. Bir de, etraflara asılmış kurt resimli, üç hilalli Ülkücü ve MHP bayraklarını.
Niye korkardım, sonra anladım. Aliye Rona hep kara çarşaflı, yas tutan, ya da felaket bekleyen roller oynardı.
Kurtlardan, Üç Hilal'den niye korkardım, tam bilmiyorum. Kurtları saldırgan bulurdum. Üç Hilal ise, bana Osmanlı'yı, Cami önlerini, izbe, karanlık yerleri çağrıştırırdı.
Sonra öğrendiklerime göre, Kurt eski Türk efsaneleriyle ilgili. Üç Hilal ise, Osmanlı Devleti'nin kullandığı bayraklardan sadece biri.
MHP milliyetçi ama, milliyetçiliğin ne olduğunu bilmeyen, feodal bir devletin bayrağını kullanıyor. MHP üstelik Cumhuriyeti de savunuyor, ama, Osmanlı'nın bayrağını kullanarak.
MHP'nin milliyetçilik ve Türk Milleti'nden anladığı epey karışık. Bir tarafta hiç bir şekilde milli olmayan, feodal bir Türk devletini kendine bayrak yapıyor, bir taraftan da, yine Türk Milliyetçiliği'nin hiç olmadığı Orta Asya efsanelerinden kurt çıkartıp, Ülkü Ocakları'na bayrak yapıyor.
Bir tarafta Türkler'in ana toprakları, bir tarafta efsaneler, bir tarafta feodal ümmetçi Osmanlı devleti. Bunların yanına modern bir kimlik olan, Türk Milletini ve onun milliyetçiliğini koyuyor.
Daha yakın zamanda ikinci kez olmak üzere Dokuz Işık Doktrini'ni, ardından da ilk kez, MHP'nin son parti programını okudum.
Dokuz Işık Doktrini, CHP'nin "Altı Ok"'undan hem içerik hem de biçim olarak esinlenmiş belli ki. Altı Ok'ta yeralan ifadeler değiştirilmiş, bazıları atılmış, bazıları da eklenmiş. 1960 sonrası siyasal ortamdan etkiler taşıyor. Mesela "toplumculuk" ilkesi var. Elbette bu "sosyalizm" anlamında kullanılmıyor.
İlginç olanı, "laiklik" ilkesi bulunmuyor. Bolca, Türk miletinin manevi ve ahlaki değerlerine bağlılıktan sözediliyor.
Parti Programı da benzer şekilde yazılmış. Ancak, 12 Eylül Anayası'na çok benzer ifadeler dikkat çekici. Özellikle, örgütlenme, düşünce özgürlüğü ve diğer demokratik haklarla ilgili maddelerin hepsinin başında, "Milletin ve devletin bölünmez bütünlüğüne aykırı olmamak şartıyla" benzeri ifadeler var.
MHP Parti Programı, diğer parti programları gibi, kimsenin reddemeyeceği, farklı, sivri hiç bir tarafı olmayan ifadelerle dolu. Üretim ve istihdam teşvik edilecek, eşitlik sağlanacak, rüşvet vs. önlenecek, adalet gelecek, Türkiye bölgesinde ve dünyada büyük ve saygın bir devlet haline getirelecek...türünden.
MHP parti programı tam bağımsız Türkiye'den de hedef olarak bahsetmektedir. Türkiye toplumunun yöresel, kültürel farklılıklarından da. Demokrasiden, kuvvetler ayrılığından, parlementer demokrasinin erdemlerinden de. Bu program, tek bir ifade dışında, tıpkı diğer "kitle partileri" programlarında olduğu gibi, UNESCO şarkılarının sözlerine benzemektedir. Sevelim, sevilelim, çiçekler ne güzel.....
Dokuz Işık Doktrini gibi, MHP Parti Programı'nın da, tek bağlayıcı tarafı, "devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü" ifadesindedir.
Tekrar çocukluğuma döndüm, Kurt ve Üç Hilal'den neden korktuğumu tekrar hatırladım.
Aslında ben, "devletin ve milletin bölünmez bütünlüğüne aykırı olmamak şartıyla herşey serbesttir" ifadesinden korkuyormuşum.
Bu öyle bir ifadedir ki, ideoloji, politika, hukuk haline geldiğinde, örgütlenme, fikir ifade ve yayma özgürlüğü yok, demektir.
"Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü"ne neler aykırı olabilir? Aykırılıkların tek tek açıklanması gerekir. Ama, açıklanmamıştır.
Elimde sadece çocukluk korkularım, tarih, Dokuz Işık, bir de MHP Parti Programı var.
MHP, pek çok parti gibi, programsız bir partidir. Ama, ideolojisi açık ve nettir: "devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü"nü korumak.
Acaba, devletle millet bir yerde, MHP ayrı bir yerde midir? Devletle millet, kendini korumak için mi MHP'yi kurmuşlardır?
Devletin silahlı güçleri, hukuku, bürokrasisi, vatandaşları dışında bir de MHP'si mi vardır?
MHP kendini devlet ve millet olarak mı, yoksa, devletin ve milletin dışında ayrı bir devlet ve millet olarak mı görüyor?
MHP, devlete de, millete de pek güvenmiyor anlaşılan. "Gerektiğinde" devreye giren bir güç olarak görüyor kendini. "Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü"nü korumak üzere.
Kimdir bu "devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü"nü bozacak olanlar? Hem dokrinde, hem de parti programında kimler olduğu yine aynı şekilde anlaşılıyor: "Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü"nü bozanlarla, bozacak olanlar.
Onlar kim? "Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü"nü bozanlarla, bozacak olanlar.
Orta Asya Türk efsanelerinden gelen Kurt ile, Osmanlı bayraklarından Üç Hilal, milli devletin 20. yüzyıl başında kurulmaya başlandığını, milli Türk kimliğinin de bundan sonra geliştiğini bilmemek demektir.
Orta Asya'nın kurdundan milli bir şey çıkmaz. Osmanlı'nın üç hilalli bayrağından da.
MHP'nin hiç bilmediği bir şey varsa, o da "milli devlet"le, "milli kimlik"tir.
Bilmediği diğer şeyse, milli devletle milli kimliklerin de çözülmekte olmasıdır. Nasıl ki Osmanlı ve İslam, kimlikleri çözülüp, "milli devletler" ve "milli kimlikler" ortaya çıktıysa.
MHP programı, demokrasiden de, bilimden de bahsediyor.
Ama diyor, "devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü" bozulmamak şartıyla.
Kim onlar, "devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü"nü bozanlar.
Bu kategoriye, MHP'li olmayan herkes girebilir. Hatta MHP'den çıkan en kısık çatlak ses bile.
***
"Bütünlüğün" anlamı, çetrefil bir konudur. MHP sadece birini, üstelik de en kötüsünü, zayıfını, bilmektedir.
***
MHP'nin milli devleti kurup milli kimlik üreten Kemalizm'le ilişkisi oldukça sorunludur. Atatürk Cumhuriyetin kurucusu olarak, Kurtuluş Savaşı kahramanı olarak görülüyor. Ama, ya laiklik, devrimcilik ilkeleri? Ya Atatürk'ün Osmanlı'yla ilgili söyleyip yazdıkları?
***
Bütünlük! Demek ki, farklılıklar, parçalar vardır. Sınıfsal, etnik, dini, cinsel, ideolojik...
***
Bütünlük mü, ama nasıl?
Birliktelik mi, paylaşma mı, dayanışma mı, ortaklaşma mı?