30.6.12

TÜRKİYE'DE SEÇMENİN DÖRTTE BİRİ SOSYALİST




Nüfuz cüzdanında "islam" yazmakla yüzdo doksan dokuzumuzu "müslüman" yapamadıklarına göre, bazı sosyalist partilerin aldıkları oylara bakarak da, sosyalistlerin sayısını tespit etmek mümkün değil.

Türkiye'de 1980 öncesi nüfusun yarıdan fazlası sosyalizmi destekler durumdaydı. İllegal sosyalistlerle, CHP'ye oy verenler, örgütlü olanlar, sendika eylemlerime katılanlar, hep sosyalist saftaydı.

Hatta, Ruhi Su, Livaneli, Cem Karaca dinleyenler de, sosyalizmin "içindeydi".

Nüfus cüzdanı neyse, seçim oranları da odur. Yazarlar, ya da yazdırırlar.


Ben Türkiye'de sosyalisttten çok insan görmedim. Alevilerin, aydınların, işçileri çoğu sosyalisttir. 


Halkevleri, ODTÜ mezunları, meslek odaları, sendikaların eski olanları, sosyalisttir.

Türkiye'de, şükürler olsun, Kürt'lerin çoğu sosyalisttir.

Oy, nüfus cüzdanına benzer, yazarlar. Yazılanların düşüncesi değildir bu.

"Yüzde doksan dokuzumuz müslüman değildir" yazım, sosyalistlerin istatistikleri için de, geçerlidir. 

Bu, işçilerin, yoksulların çoğunluk olup da, sağ partilerin hep birinci olmasına benzer.

Benim tahminlerime göre, CHP'ye oy verenlerin çoğu sosyalisttir. BDP'ye oy verenlerin ise, neredeyse yüzde doksanı, sosyalisttir. Parça parça, yüzde birlerin altına düşenlerler de, açık olaral sosyalisttir.

İddia ediyorum ki, oy vermeyenlerin büyük çoğunluğu da sosyalist umutsuzlardan oluşuyor.

Bundan 32 yıl öncesine kadar, toplum sola eğilmiş, sosyalizm ister duruma gelmişti. Mahalleler, iş yerleri, okullar, basın yayın organları, sosyalizme geçmişti.

Kenan Evren'in faşist darbesi, sosyalistlerin sayısını fizki olarak azaltmakla kalmadı, az görünmelerini, güçsüz görünmelerini de sağlamaya çalıştı. Ama sadece çalıştı. 

Tuhaf olan şudur: Sosyalist partiler, sosyal demokratlar, sahip oldukları gücün altında göründüler, gösterildiler.

Ama, nesnel olarak, işçiler, Kürtler, Aleviler, aydınlar, büyük şehirlerin üniversitilerinde okuyanlar, bu kesimlerin eş ve çocukları, sosyalizm isteyen kesimler, sınıflardır.

Bu büyük kitlenin, büyük bir oy oranına ulaşan partisi, ideolojisi, kitlesel hareketi, ortaya çıkamadı. 

Normalde, 12 Eylül sonrasında, bir parti etrafında, tüm sosyalist talep toplanabilir, büyük bir hareket geliştirebiliridi.

Fakat, 12 Eylül öncesi biriken büyük sosyalist kitle, sosyalist tepkisini gösteremedi.

Herşeyden önce, sosyalist gençler ve aydınlar hapse atıldı, öldürüldü, ya da sürgüne gittiler. 

Korkunç bir propagandayla, 12 Eylül öncesi sosyalist hareket toplumun gözünde, "anarşist", güvenilmez bir statüye düşürüldü.

Sosyalistler, canlarıyla, başbaşa bırakıldılar. Hapse girmeyen kaçtı, ya da öldü. Ya da, "karşı tarafa" geçmeye zorlandı. 

Sosyalist olan bile, sosyalistleri desteklemez hale getirildi. 

12 Eylül, faşist terörü devletleştirerek, sosyalistlerin faşizme karşı birlik ve örgütlü olma halini de gereksiz hale getirdi. Mahallelerde sosyalist direnişin anlamı kalmadı.

Sendikalar, dernekler kapatıldı, toplu sosyalist örgütlenme, engellendi.

Anarşist, vatan haini, moskofçu gençlerin, işçilerin, devlet zoru karşısında yapabileceği, sadece bireysel hayatlarını kurtarmak olabilirdi.

Daha entlellektüel olanlar, dışarıda kalanlar, sivil toplumu keşfedip, askeri diktayı, devlet geleneğini eleştirmeye başladılar. 

Sosyalistler tasfiy edilince, onların sempatizanları da yalnız kaldılar. Ya CHP türü geleneklere oy verdiler, ya da oy vermediler. Zayıf bir kısmı da, bizzat, öte tarafa geçmeye başladı.

Kitleleler ise, tam etkisine girmedikleri sosyalizmden kopup, populizmin, sağ müslüman propagandanın, etkisine girmeye başladılar. 

Bugün, sadece yüzde birlik sosyalist partilelere, BDP gibi Kürt hareketine bağlı legal partilerlere, artı CHP'ye oy vernlerin önemli kısmı sosyalist "oy" sahipleri gibi görünüyor. Ayrıca, sosyalistlerin büyük kısmının oy vermediğini de ekleyelim.

Bu durumda, yukarıdaki sıraya göre,

sosyalist partiler yüzde 2,

BDP yüzde 6,

CHP'nin içinde yüzde 15,

oy vermeyenler yüzde 5 olmak üzere,

toplam, yüzde 28 civarında sosyalist oy oranı olduğunu söylemek mümkündür. 

Benim  tahminime göre, seçmenlerin yüzde 28'i, sosyalisttir. 

Yüzde iki fazla ya da eksik olabilir.

Ama, sosyalist partiler bu oranın ancak yüzde ikisini alabiliyorlar. 

Bu orana bir de sosyal demokrat, sol liberal, kesimleri eklediğinizde, sosyalizmin kazanacağı oy oranı epey yükselecektir. 

İddiam şudur ki, Türkiye'de sosylistlerin, sosyalizmi destekleyecek olanların oranıyla birlikte toplamı, "legal koşullarda", yüzde 40'ların üzerindedir.

Bu söylediğim istatistiklere aykırı olsaydı, ne bu denli olağanüstü uygulama , ne de bu kadara imam hatip, türban tartışması, olurdu. 

***

Türkiye'de 12 Eylül öncesi sosyalist kesim, güç, birikim, yokolmamış, buharlaşmamış, bu güne intikal etmiştir.

Ama, potansiyel düzeyinde.