Savaş çıkar mı diye sormuştum dün. Savaş zaten kapıda. Şöyle
ya da böyle biz de doğrudan dahil olacağız. İçimizdeki emperyalistlerin doksan
yıllık savaş hasreti de bitecek.
Savaş Özgür Suriye Ordusu'nu daha sistemli, daha donanımlı şekilde Esad'ın üzerine sürmekle olacak. Amerika da zaten bu konuda Türkiye'yi sıkıştırıp durmakatadır.
Suriye de, Rusya, Çin ve İran desteğiyle, karşılık verecek, Türkiye ve bu büyük güçler doğrudan karşı karşıya gelmeyecektir.
PKK, Suriye cephesiyle birleşip, Kuzey Irak'ı kendi cephesi yapacaktır. İran da PKK'ya destek verecektir.
Rusya ve Çin, Suriye'yi sadece hava savunma sistemleriyle donatmayacak, PKK'yı düzenli bir ordu haline de getirecektir.
Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu aracılığıyla Suriye rejimini kanlı bir iç savaşla düşürmek amacındadır.
Ancak, Lübnan Suriye'nin bir parçası olduğu için, İsrail ve Suriye arasında ikiye bölünecektir. Ayrıca, İsrail ve İran-Suriye, Lübnan'da karşı karşıya gelecektir. Avrupa-Fransa da, Lübnanlı Maronitleri desteklemek için, savaşa kıyısından bulaşacaktır.
İran'ın sadece Esad'ın Alevi rejimini desteklemekle kalmayacağını, sadece Lübnan'da Hizbullah'ı kullanacağını değil, ayrıca Irak'ın güney Şii bölgesini de kendine çekmek, hatta, katmak isteyeceğini de söyleyebiliriz.
Amerika Birleşik Devletleri ve NATO'nun, Türkiye, İsrail, Körfez ve Suudi rejimleriyle birlikte ortak cephe içinde hareket edeceğini herkes tahmin edebilir.
Bu savaşı, 3.Dünya Savaşı olarak görmüyorum.
Bu savaş, I.Dünya Savaşı'nın devamı şeklinde olacaktır. Amerika Wilson prensiplerini tam olarak uygulayamamış, Çarlık Rusya devreden çıkmış, Türkiye sadece Anadolu'ya sıkışmıştı. Arap ülkeleri ise, İngiliz ve Fransız mandalarına dönüşmüştü. Ayrıca, istenmeyen şekilde, Türkiye bağımsızlıkçı, laik bir cumhuriyete dönüşürken, Rusya komünistlerin yönetimine geçmişti.
Önemli değişiklik, bu savaşın tam anlamıyla bir "proxy wars" şeklinde gelişecek olmasıdır. Her devlet önce "piyonlarını" devreye sokacak, piyonların performansına göre, yeniden bir paylaşım yapmaya çalışacaktır.
İsrail'in kısa vadeli hedefi, Lübnan'ın ve Suriye'nin bazı bölümlerini ele geçirmektir.
Kürtler, doğu-batı, güney-kuzey yönünde birleşmek isteyecek, ya da birleştirililecektir.
Türkiye'nin hedefi önce Kandil bölgesini ele geçirmek, sonra da Musul yönünde kalıcı hale gelmektir. Suriye konusunda, amaç ABD'nin gerçek bir "stratejik ortağı" olmaktır. İran ve Suriye'nin İsrail'e saldırılarında da, İsrail'e destek olması beklenmelidir.
Rusya ve Çin neler yapabilir? Herşeyden önce, İran'la birlikte, İran Körfezini dünyayaya kapatacaklar. Bu, Irak, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin petrol satışlarını durdurur. Rusya ayrıca, Türkiye'nin Karadeniz ticaretini, enerji hatlarını, kesecektir. İran'la birlikte, Bahreyn'i de Suudi Arabistan ve Körfez monarşilerine karşı kullanacaktır. Daha da fazlası, Lübnan ve Suriye üzerinden, İsrail'e füze ve gerilla gönderecektir.
Çin, Ortadoğu'nun kendisine kapatılmasıyla birlikte, İran'ı bölgeyle tek bağlantısı haline getirecek, bu ülkeyi destekleyecektir. Hatta, Suriye'nin kuzey doğusu ve Irak'ın Kuzey ile İran'ın Batı sınırlarını bir koridor olarak düşünüp, Kuzey Irak Kürtlerini İran'a bağlamaya çalışacaktır. Rusya'nın da, Türkiye, İran, Kuzey Irak, Suriye hattı üzerinde benzer bir blok, koridor, bölge oluşturmak isteyeceğini tahmin ediyorum. Hazar bölgeiyle Suriye kıyılarını birleştirmek isteyecektir. Rusya'nın eski Akdeniz hırsıdır bu.
Türkiye için de Kürt kozu bu şekilde düşünülebilir. İran ve Irak Kürtlerini, Türkiye Kürtleri ile birleştirp, çevresinde, kendisiyle müttefik bir Kürt kuşağı, bölgesi oluşturabilir.
Ama bunun için, Kandil'i ele geçirmek değil, Kandil'i kendi tarafına çekmesi, Kuzey Irak'ı da kendine müttefik yapması gerekir. Suriye ve İran'a karşı da, İran ve Suriye Kürtleri ile Türkmen ve Azerilerini de yanına alması zorunludur.
Dönüyoruz, yine, önerdiğim Avrasya Federal Cumhuriyeti'ne.
Savaş Özgür Suriye Ordusu'nu daha sistemli, daha donanımlı şekilde Esad'ın üzerine sürmekle olacak. Amerika da zaten bu konuda Türkiye'yi sıkıştırıp durmakatadır.
Suriye de, Rusya, Çin ve İran desteğiyle, karşılık verecek, Türkiye ve bu büyük güçler doğrudan karşı karşıya gelmeyecektir.
PKK, Suriye cephesiyle birleşip, Kuzey Irak'ı kendi cephesi yapacaktır. İran da PKK'ya destek verecektir.
Rusya ve Çin, Suriye'yi sadece hava savunma sistemleriyle donatmayacak, PKK'yı düzenli bir ordu haline de getirecektir.
Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu aracılığıyla Suriye rejimini kanlı bir iç savaşla düşürmek amacındadır.
Ancak, Lübnan Suriye'nin bir parçası olduğu için, İsrail ve Suriye arasında ikiye bölünecektir. Ayrıca, İsrail ve İran-Suriye, Lübnan'da karşı karşıya gelecektir. Avrupa-Fransa da, Lübnanlı Maronitleri desteklemek için, savaşa kıyısından bulaşacaktır.
İran'ın sadece Esad'ın Alevi rejimini desteklemekle kalmayacağını, sadece Lübnan'da Hizbullah'ı kullanacağını değil, ayrıca Irak'ın güney Şii bölgesini de kendine çekmek, hatta, katmak isteyeceğini de söyleyebiliriz.
Amerika Birleşik Devletleri ve NATO'nun, Türkiye, İsrail, Körfez ve Suudi rejimleriyle birlikte ortak cephe içinde hareket edeceğini herkes tahmin edebilir.
Bu savaşı, 3.Dünya Savaşı olarak görmüyorum.
Bu savaş, I.Dünya Savaşı'nın devamı şeklinde olacaktır. Amerika Wilson prensiplerini tam olarak uygulayamamış, Çarlık Rusya devreden çıkmış, Türkiye sadece Anadolu'ya sıkışmıştı. Arap ülkeleri ise, İngiliz ve Fransız mandalarına dönüşmüştü. Ayrıca, istenmeyen şekilde, Türkiye bağımsızlıkçı, laik bir cumhuriyete dönüşürken, Rusya komünistlerin yönetimine geçmişti.
Önemli değişiklik, bu savaşın tam anlamıyla bir "proxy wars" şeklinde gelişecek olmasıdır. Her devlet önce "piyonlarını" devreye sokacak, piyonların performansına göre, yeniden bir paylaşım yapmaya çalışacaktır.
İsrail'in kısa vadeli hedefi, Lübnan'ın ve Suriye'nin bazı bölümlerini ele geçirmektir.
Kürtler, doğu-batı, güney-kuzey yönünde birleşmek isteyecek, ya da birleştirililecektir.
Türkiye'nin hedefi önce Kandil bölgesini ele geçirmek, sonra da Musul yönünde kalıcı hale gelmektir. Suriye konusunda, amaç ABD'nin gerçek bir "stratejik ortağı" olmaktır. İran ve Suriye'nin İsrail'e saldırılarında da, İsrail'e destek olması beklenmelidir.
Rusya ve Çin neler yapabilir? Herşeyden önce, İran'la birlikte, İran Körfezini dünyayaya kapatacaklar. Bu, Irak, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin petrol satışlarını durdurur. Rusya ayrıca, Türkiye'nin Karadeniz ticaretini, enerji hatlarını, kesecektir. İran'la birlikte, Bahreyn'i de Suudi Arabistan ve Körfez monarşilerine karşı kullanacaktır. Daha da fazlası, Lübnan ve Suriye üzerinden, İsrail'e füze ve gerilla gönderecektir.
Çin, Ortadoğu'nun kendisine kapatılmasıyla birlikte, İran'ı bölgeyle tek bağlantısı haline getirecek, bu ülkeyi destekleyecektir. Hatta, Suriye'nin kuzey doğusu ve Irak'ın Kuzey ile İran'ın Batı sınırlarını bir koridor olarak düşünüp, Kuzey Irak Kürtlerini İran'a bağlamaya çalışacaktır. Rusya'nın da, Türkiye, İran, Kuzey Irak, Suriye hattı üzerinde benzer bir blok, koridor, bölge oluşturmak isteyeceğini tahmin ediyorum. Hazar bölgeiyle Suriye kıyılarını birleştirmek isteyecektir. Rusya'nın eski Akdeniz hırsıdır bu.
Türkiye için de Kürt kozu bu şekilde düşünülebilir. İran ve Irak Kürtlerini, Türkiye Kürtleri ile birleştirp, çevresinde, kendisiyle müttefik bir Kürt kuşağı, bölgesi oluşturabilir.
Ama bunun için, Kandil'i ele geçirmek değil, Kandil'i kendi tarafına çekmesi, Kuzey Irak'ı da kendine müttefik yapması gerekir. Suriye ve İran'a karşı da, İran ve Suriye Kürtleri ile Türkmen ve Azerilerini de yanına alması zorunludur.
Dönüyoruz, yine, önerdiğim Avrasya Federal Cumhuriyeti'ne.