7.1.24

AFORİZMALAR: FETHULLAHÇILARLA İLTİSAK SORUNU: DAR VE GENİŞ ANLAMIYLA









Bazı televizyon ve gazeteler: "Abi çağırdılar çıktım". Masum olabilir, önemli değil. Sadece cahil ya da ilkesiz. Ama televizyona çıkmayı da biliyor.

Abant Toplantıları: "Abi ben katıldım ama onlardan değildim". Doğru söylüyor olabilir ama onlarla birlikte olmak hiç sorun yaratmamış. Katılım stratejikti...

Fethullahçı üniversiteler: "Ben çalıştım ama onlardan değildim". En az on kişiden duyduğum bir sözdür. Peki onlarla çalışmakta hiç sorun görmedin mi? Bilmeden onların arasına girmiş olabilirsin diyelim. İyi de yıllarca onlarla çalışmışsın? Demek bilmeden devam ettin. 

Askeri ve sivil bürokrasi: "Beni atadılar ama onlardan değilim". Sorun onların seni niye seçtikleri olmasın!

İş dünyası: "Bu piyasa, kimi alır kimi satar, paranın dini olmaz". Ben alış veriş yapan sıradan vatandaştan bahsetmiyorum. Yatırımlar, ortaklıklar, krediler vs.den bahsediyorum. -Ha onlar mı, abi valla biz sadece kullanmak için alıyorduk.

AKP: Müttefik demek az olur. 

Sağ-sol liberaller: Abi oradan Muratla Ömer bir de Ahmet, onların bayrağı bir de çocuk vardı, Osmanlı Türkçesini diriltmeye çalışıyorya, Tanıl herhalde, onlar oradan dinci sosyologları toplar, biz buradan biraz Marmara biraz Boğaziçi ekler, modernlerin de, Kemalistlerin de, Marksistlerin de.... Ha unutma, Kürtlerden de biraz topla, nere uygunsa, orada konuştur, yazdır. Radikal özellikle ikincisinden dökülen de epey kişi var, onları da unutma. 

Hegeemonya abi hemegemonya tahayyül abi hem de bizatihi...Velevki abi bertaraf olanından abi...Bizim mahalle abi...Vesayet abi...


AFORİZMALAR: EĞİTİM






Eğitimin kendisinden daha önemli olan hangi konuda eğitildiğiniz, eğitimin içeriği, tarzı ve bizzat eğiticilerin kimler olduğudur. İyi bir insan olmak için de kötü bir insan olmak içinde eğitilmiş olabilirsiniz. Zekanız gelişsin diye de körelsin diye de. Sessiz, kurnaz ve bencil olmak için de eğitilmiş olabilirsiniz. 



AFORİZMALAR: BİZİM AYDINLAR

 






Aydınları izlemenin ve tanımanın kolay yolu, kurumsal olarak üniversitelere, yayın evlerine, televizyonlara, gazete ve dergilere bakmaktır. Yoksa aydın kendini gösteremez. Bizim aydın kendini mutlaka göstermek ister. Çünkü bizim aydın uzun süre kapalı mekanda kalmayı sevmez. O hemen tanınmak, eğlenmek, keyif çatmak ister. 

Suna Kan, günde sekiz saat keman çaldığını söylüyordu. İyi keman sanatçısı olmak için "uzun sürenin" ne anlama geldiğini söylüyordu.

Eric Clapton, Mark Knofler, en iyi gitarcılarından, yeteneklerine rağmen, ömürlerinin büyük kısmı gitar çalışarak geçmiştir. 

Tolstoy'du sanıyorum, büyük romancı nasıl olur sorusuna, sen de benim gibi her gün saatlerce yaz, iyi romancı olursun demiş. 

Dikkat ettiniz mi, uzun süreden bahsediyoruz. Yani kapalı mekanda geçen uzun sürelerden. 

-----

Bizde aydın deyince, ya da bu anlamda kullananlar için entelektüel, akla bazı kişi ve çevreler gelir. Bu kişi ve çevreler muhafazakar ya da liberal değildirler. Oralardan geldiysen ya da oralara yaklaştıysan, aydın olmak ya da aydın kalmak zordur. Entelektüel olmak ya da entelektüel kalmak mümkündür ama.

Saçma düşünceler gibi değil mi? Tuhaf, gerçek, ve kesinlikle saçma değil. Muhafazakar yerel ve geleneksel düşünceyle ilgili bir kişidir. Evrensellik, evrim, devrim konusunda sahip olduğu düşünce ve gösterdiği tepkisi nedeniyle muhafazakardır. Bu muhafazakarımız oldukça entelektüel, kültürlü ve bilge olabilir elbette. Ama o olsa olsa eski dünyanın aydınıdır. Ama eski dünya için, aydın olmaya gerek yoktur. O var olan bilgiyi, görgüyü, kültürü koruyup aktarmaya, öğretmeye, anımsatmaya çalışır. Yeni ve farklı olan, gelenekte zaten olanın yeni halleri olduğu sürece sorun yoktur. 

Liberal olana gelince, o, aydın olabilmiştir. Modern tarihin ilk aydınları zaten liberaldir. Bu aydın burjuva aydınıdır. Aydın olmanın iki koşulu da onda bulunur: Modern olmak ve modern toplumun devrimci biçimde yükselen sınıfına ideolojik olarak bağlanmak. Eğer dünyada herhangi bir yerde bu sınıf devrimci bir biçimde yükseliyorsa, bu burjuva aydını ortaya çıkar. Örneğin Afrika'da, Ortadoğu'nun bazı yerlerinde.

Ancak, yükselen devrimci sınıf burjuvazi değilse, burjuva aydının durumu ya "sazan gibi atlamak", "kandırılmak", hayal kırıklığına uğramak, çünkü yükselen devrimci sınıf yoktur, ya da sınıf ilişkisi belirsiz bir ideolog olmaktır. 

Şudur: Yükselen devrimci sınıf hangisiyse onun ideoloğuna aydın denir. 

AFORİZMALAR: İDEOLOJİLER

 






İdeolojiler elbette değişir. Bizde olan genelde bir ideolojiyi benimsemek üzereyken ya da henüz benimsemişken, onu hemen eleştirmek ve diğer ideolojilerle karıştırmaktır. O yüzden, bir kişi için hep sosyalistti, hep liberaldi, hep Kemalistti, hep böyle hakiki dinciydi, diyemezsiniz. Ama, karar kıldığı son ideolojide ne kadar kaldı o önemli. 



AFORİZMALAR: İLBER ORTAYLI MODELİ






Büyük tarihçi, tarihçiliğin kentli yüzü, tarihi sevdiren adam, diller aşığı...

İlki için küçük bir gözlem: Bir kişi en az yirmi yıldır, sürekli televizyona çıkıp konuşuyorsa, sürekli röportaj veriyorsa, davetten davete koşup telef oluyorsa, ne zaman okuyup yazmakta, araştırma yapabilmekte ve böylelikle de büyük tarihçi olabilmektedir? Herhalde ünlü olmadan önce büyük tarihçi olmuştur. Bilgilenmek, bu bilgiyi aktarmak, kitlenin genel kültür seviyesini yükseltmek önemli katkılardır. Ama büyük tarihçi gibi ifadeler bu kişiye de zarar verir.

İkincisi için de bir gözlem: Uludağ'dan bakınca İlber dev gibi görünüyor olmalı. 

Üçüncüsü için bir gözlem: Bizim halkımız sanılanın aksine tarihi sever. Halkımız sadece tarih okumaz, tarihi bilmez, o kadar. İlber Ortaylı, üniversite öncesi eğitimin evrensel bilgi vermekteki yetersizliğini gösterdi. Bizim insanımız hak ettiği iyi eğitimi görmemiş, dil öğrenememiş, yabancı ülkeleri görememiştir. İlber'de bunları görüyor, büyük bir tarihçiyi değil.

Dördüncüsü için de biraz: Anneyle babadan birer dil zaten geliyor. İngilizce ile Fransızca ekleniyor. Ankara mülkiye çevresinde yaygın durumdur. Bir de mesleki olarak zaten Osmanlıca. Ailesi, dönemi, çevresi için olağan bir durum. Çalış senin de olur diyeceğim ama, insanların bir de kendi tarihler var. Yetenek ve olanaklar orada buluşur. Önemli olan bu ikiliyi ne kadar değerlendirdiğindir. 

AFORİZMALAR: SEZEN AKSU MODELİ






Yetenek yetmez. Dönem itibarıyla, büyük ve ünlü sanatçıların çoğu sahneden çekilecek, sen de fena değilsin elbette, ve yanına bolca yetenekli çaylağı alıp destekleyeceksin. Her biri gösterdikçe kendini sen daha da yukarılara çıkacaksın. Bul çalıştır eğit ünlü yap ki sen daha da yücelesin. Tüm örgütler model olarak alabilir. 



AFORİZMALAR: EKŞİ SÖZLÜK

  







Ekşi sözlük anonim blogger'ların ortak blogudur. Anonimliği her türden insanı yazar yapmaya teşvik eder. Bu adeta arkadan konuşmak, dedikodu yapmak gibidir. İstediğin konuda ve kişi hakkında her düzeyde ve tarzda yazabilirsin. Anonimdir ve editör yoktur. Gereksiz copy-paste yapıp halkımızı aydınlatmaya çalışanlar da vardır, bağlaç olarak "amk" diyenler de. Pazarlamacılardan, trollerden geçilmez. Arabasını ya da hocasını öven, ince teknik tartışmalar yapan, ne ararsan.

Yazarlarına önerim şu: Aç kendi bloğunu, isminle istediğini yaz.