4.9.14

SOSYALİSTLER AÇISINDAN CHP SORUNU


Pek çok sosyalist gibi ben de CHP üzerine yazdım. Hatta bazılarının dediği gibi, "CHP'ye akıl verenlerden" biri oldum. Aslında akıl alınıp verilen bir nesne değildir. Ama, yine de vermeye çalıştım.

Medyada sağcılar bile şikayet edip, akıl vermeye çalışıyor CHP'ye. Nedeni basit: Daha da sağa kay, fazla sorun çıkarıp mız mız etme demek istiyorlar.

Ulusal solcular, Maocular, Kemalist sosyalistler var. Onlar da, CHP'yi  yakın müttefikleri, ya da, çizgileri doğrultusunda ele geçirilmesi gereken bir büyük imkan olarak görüyorlar.

Bir de sosyalistler var. Bu kesim ise, CHP'nin işgal ettiği konuma bakıp, ya doğrudan rakip görüp eleştiriyorlar, herhangi bir parti ya da çizgiyi eleştirdikleri gibi, ya da, onu esas tehlikelere karşı sorumsuz, yeteneksiz ve bilinçsiz buldukları için.

Demek ki, CHP'ye olan ilginin çıkışı da, amacı da oldukça farklıdır.

CHP'ye benim esas eleştirilerim (ve akıl vermelerim) şu nedenledir.

1) Bu parti kendisince kurulduğunu iddia ettiği cumhuriyeti ve onun en temel özelliği olan laikliği, ulusal bağımsızlığı, kamu mülkiyetinin özel mülkiyete üstünlüğünü, savunamamıştır.

2) Bu parti, sosyalistler ve Kürt solu haricinde hemen hemen herkes ve her kesimle rahatlıkla, hiç bir ideolojik sıkıntı çekmeden ittifak yapabilmekte, yakın ilişki kurabilmektedir.

Bu nedenlerle,

3) Bu parti, sosyalistlerin sosyalist politika yapmasını nesnel olarak engellemekte, sosyalistleri bizzat kendisinin yapması ve savunması gereken alanlarda politika yapmaya mecbur bırakmaktadır. Diğer deyişle, bu parti, kendi işini başkalarına devretmektedir (Rus devrimindeki gegemonya ya da hegemonya sorunu, devrimin sosyalizmle ilgili olmayan görevlerle başbaşa kalma sorunu!).

Özetle, sorun; sosyalistler için CHP ilgisi, CHP'ye akıl verme, onu "design" etme sorunu değil, kendi işini kendisinin yapması gerektiğini anımsatma, onu bu yönde etkileme, zorlama sorunudur.

Sosyalistler açısından ilgi, "devrimcilerin üzerine tarihsel olarak fazla yük olma" uyarısı, belki de, serzenişidir.

Tarihsel olarak CHP'nin sosyalist harekete çok büyük bir borcu da bulunmaktadır. Yakın dönemde Türkiye İşçi Partisi ve arkasından yükselen sosyalist mücadele, onu en azından "ortanın solu", arkasından da, "sosyal demokrasi" macerasına sürüklemiştir. CHP oylarını da sosyalist mücadele ve yükseliş sayesinde yükseltmiştir (1920'lerdeki büyük borçlarını ve borcunu katliamla, tasfiyeyle ödediğini sadece yazıp geçiyorum)

Elbete bu bir borç değildir. Ama, geçmişte zaman zaman yakaladığı oy gücünün esas nesnel nedenini göstermektir.

Haliyle, kimileri akıl veriyor, kimileri de, "haddini bil," "kendine gel", "solunda bulunanlara daha fazla yük bindirme", diyor.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder