Eski olan, klasik olmadıysa, çöpe gitmeyi hakeder. Elbet, eski her zaman eski, yeni her zaman yeni değildir. Eskinin çoğu zaman gelecekle ilgili olduğunu biliyoruz. Yeni olanların pek çoğu ise, çöplükten alınıp önümüze yeniden sürülenlerdir.
Sol'un tarihinde, ilerleme ve devrim düşüncesine bağlı olmak, Sol'un tek muhafazakarlığıdır. Ama, bu muhafazkarlığa, "tarih bilinci", diyoruz.
Sol'un tarih bilinci, elemeyi, temizlemeyi gerektiriyor. Her başarı, tarih bilinci içinde yeralmakla birlikte, tarihin teorik bilinci içine girmiyor.
Demek ki, tarih bilinci, teorik de olmak zorunda.
Bu teori-tarih birlikteliği, Lukas'ın meşhur kitabının konusudur.
Solcular, çoğu zaman, eski başarıların, eski kavramların esiri oluyor, ilerleme ve devrim düşüncesinin dışında kalıyorlar.
Sol, aslında, en çok solculara karşı devrimcidir.
Ama, solcuların çoğu, eski solculuğun kazanımlarını olduğu gibi savunmayı, solculuk zannediyorlar.
Türkiye'nin solcuları, 1960'larda neleri savunuyordu, 1970'lerde, 1980'lerde, 1990'larda, 2000'lerde, ve şimdilerde, neleri?
Marx, eski ve yeni devrimciler arasında çelişki olduğunu, söylemişti. Hatta, yeni bir devrim için, eski devrimcilerin öte tarafa gitmiş olmaları gerektiğini de. Çünkü, her devrimci, geçmiş devrimin anılarıyla, kavramlarıyla, düşünüyordu.
Eski zaman solcuları, bugün, Kemalist Devrim ile 1968 hareketinin ötesine geçemediler. Geçmek isteyen 1970'lerin solcuları ise, faşizmin şiddetiyle, sadece yaşam savaşı verdiler.
Bugünün Sol'u, hala, Kemalizm ile 1968 ötesinde değildir.
Amerika'ya, Kürt Sorunu'na bakış, hala aynıdır. Demokrasi ile sosyalizm, hala birbirine karıştırılmaktadır.
Türkiye Sol'u, hala, anti-emperyalizmle yetinmekte, anti-kapitalizmi, özel teorik tartışma konusu olarak görmektedir.
Türkiye Sol'u, hala, kamu yararı, hukukun üstünlüğü, rasyonalizm aşamasındadır.
Hala, kimsenin ne olduğunu tam formüle edemediği, "bağımsızlık" sorunuyla uğraşmaktadır.
Hala ve hala, laik olmayan devletin laikliğini savunmakta,
Hala ve hala, işçi temeli olmayan sosyal-demokrat parti çıkarmaya,
çalışmaktadır.
Sosyalist Sol ise, hala, kapitalizm ve devletinin eleştirisini yapma olgunluğuna gelememiştir.
Türkiye sosyalistleri hala, köylüsü iyice azalmış Türkiye'de, "halk" düşüncesine sahiptir.
Hala ve hala, milliyetçilerle ulusalcılara karşı, "vatanseverlik", "yurtseverlik" düşüncesini stratejilerinin en üstüne koyabilmektedirler.
***
Ne yapmalı?
Tekrar, Marx'ın anti-kapitalizmine bakıp, oradan, tekrar, Lenin'e gelinmelidir.
Diğer deyişle, daha Marxist bir Lenin, demokratik, halkçı, köylü öğeleri kalmamış, bir Lenin.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder