15.12.12

TARAF GAZETESİ YAZARLARIDIR!


Altanlar'dan Ahmet olanı, Mehmet olanının kardeşi, ve arkadaşlarının çoğu Taraf gazetesinden ayrılıyorlarmış. Bu da bu gazetenin kapanmasına yolaçacakmış.

Bu gazeteyi hiç okumadım. Kapanmak üzere olduğunu duyunca, kimler yazıyormuş orada diye merak ettim.

http://www.taraf.com.tr/yazarlar.asp, içinde yazanları görebilirsiniz. Burada Ergenekon davası vs. ile hiç ilgilenmiyorum. Yazanlara bakınca dikkatimi çekenleri sadece yazıyorum.

Herşeyden önce, kadro çok tanınanlarla, hiç tanınmayanları yanyana getirmiş. İkincisi, bir tür Osmanlı kadrosu gibi görünüyor. Bir kaç Ermeni, Rum, Yahudi, Sabetayist bulunuyor. Üçü, kadro tümüyle "dönek" solcu, AB'ci, İslamcı toplamı.

Kadro, Ulusalcı, Kemalist, ortodoks Markist, Avrasyacı, denilen kesimlere karşı oluşturulmuş.

Bu anlamda, Ergenekon davasının içine girenlere karşı da oluşturulmuş.

Bu kadronun zorunluluktan kaynaklanan kısmı hariç, gladyo ile ısrarlı sosyalistleri, Ulusalcıları, Kemalistleri aynı kefeye koyduğu anlaşılıyor.

Bu kadronun hem Kemalist Cumhuriyete, hem de Sovyetçi ya da Pekinci sosyalistlere karşı açık bir nefreti olduğu da görülüyor. 

Kadroyu nasıl tarif ediyor ve tanımlıyorum? İçinde Hadi Uluengin, Murat Belge, Cengiz Aktar, Ahmet Altan, Mithat Sancar, Etyen Mahcupyan, Sevan Nişanyan, Yasemin Çongar, Margulis gibi tanınmışlarla, dediğim gibi, tanınmamış Osmanlı etnik kimliğini temsilen konduğu anlaşılan pek çok yazar bulunuyor.

Sanki bu kadro, Zaman, Yeni Şafak gibi gazetelerde kadro kalmamış da, Taraf gazetesinde biriktirilmiş!

Amaçları bayağı derecede basit: Kemalist askeri otoriterlik ve vesayet rejiminden kurtulmak, Türkiye'yi Avrupa türü bir demokrasiyle tanıştırmak.

Bu yazarların hepsi, İstanbul solcusu denilen, genelde Cihangir türü mahallelerde oturan "lümpen" bir entellektüel kesimin üyesi.

Çoğu, saplantılı bir Maocu geçmişten AB'ciliğe geçmiş. Kimi, Sabetayist, kimi de Osmanlı'nın çok kültürlülüğünü göstermek üzere seçilmiş tanınmayan yazarlar. Aralarında İmam-Hatip mezunu fanatikler, asker düşmanları da var. Eski Troçkist olan da....

Dediğim gibi, nasıl zamanın pornografik Tan gazetesini okumadıysam, bu Taraf gazetesini de hiç okumadım.

Fakat, bir "misyon"dan sözedilmektedir. Bu "misyon" tamamlandığı için, bu gazeteye de gerek kalmamışmış!

Bir davayla misyon tamamlanır mı Taraf! Davanı sonuna kadar takibet!

Nerede kaldı, AB'cilik, Heksinkicilik, sivil toplumculuk, Kopenhag kriterleri?

Bir davayla çözüldü mü tüm sorunlar?

Mesele, kavga, üç beş general, yazar cezalandırılınca hallolur mu hiç? Taraf'tarlık böyle olursa, bertaraf olmaz mı insan?

***

Taraf isimli gazeteyi hiç okumadım. Çünkü yazarlarını tanıyordum. Bu yazarların olgun ve tanınmış olanları, Lenin'in "omurgasız aydın" dediği türdendi. Dönmediler aslında, çünkü eskiden de sağlam sosyalist değillerdi. Omurgaları yoktu. Hatta, kemikleri hiç yoktur.

Kılçıkları vardı, yumuşak etleri yenince de, atılıyorlar bir Taraf'a.

Ahmet Altan da babası gibi, sosyalizm'den gericiliğe çabuk geçti.

Yanına aldıkları da öyledir.

Hatta pek çoğu, öyle bile değildir!

***

İddia ediyorum ki, Taraf'ın yazarları, yakında Zaman ya da Yeni Şafak'ta yazacaklar. Hatta ...Star Televizyonunda "Kırmızı Koltuk" yerine "Yeşil Koltuk" programı yapacaklar. Birbirlerini konuk edip, Taraf'ı görüntülü hale getirecekler. Elbette, Star gazetesinde de yazabilecekler...