Türkiye din dersleri konusunu uzun zamandır tartışıyor.
Zorunlu mu olsun, seçmeli mi? Bir de, İmam Hatip okullarının statüsü ve
mezunlarının önünün ne kadar açılacağı.
Bizde din dersi tartışmaları, dinle pek ilgili
olmamıştır. Malum, devletimiz, ya da bu
konuda ısrar eden parti ve hükümetler, çocuklara ve gençlere sünni İslam’ı
öğretmek istiyor.
Oysa, Türkiye nüfusunun sadece bir bölümü müslüman olduğu
gibi, bu müslüman nüfusun da sadece bir bölümü sünni İslam’a mensuptur. Açık ve gizli gayri-müslimlerin yanında,
geniş bir Alevi-Bektaşi kitlemiz vardır. Elbette, inancı olmayanlarımız da
azımsanmayacak kadar çoktur. Tanrı
inancı olup da, bir dine bağlılığı olmayan büyük bir kesimi de ekleyelim.
İslam peygamberi ve Kuran üzerine verilecek dersler,
herkesi sünni İslam’a bağlı kabul etmek demektir. Peki, Zerdüştlük, Budizm,
Şamanizm, Hıristiyanlık, Musevilik, Ateizm, Deizm, Alevilik ve tüm bunların iç
ayrışmaları ne olacak?
Din dersi verilmesine karşı değilim. Ama, din ve inanç
eleştirileri, felesefesi, bilimsel tarihi, ne olacak?
Öte taraftan, dinlerin birbirlerine bakışları da öğretilecek
mi?
Yahudiler Hıristiyan ve Müslümanlara nasıl bakıyor, ya da,
Hıristiyanlar, Museviler’e....
Epikür, Demokrit, Feurbach, Marks mesela, dine nasıl
bakıyorlar, bu derslerde kısa da olsa, ele alınacak mı?
Dünyada tanrısız dinler var, Budizm gibi, bunlardan da lafta
değil özde, açıklamalar yapılacak mı?
Elbette, hayır!
Kuran ve İslam üzerine ciltler dolusu kitap yazan Turan Dursun’dan
bahsedilecek mi?
Elbette, hayır!
Herkesin dindar olmadığı, herkesin tanrı inancına sahip
olmadığı, herkesin müslüman olmadığı, söylenecek mi?
Elbette, hayır!
Her din, etnik bir kesimin damgasını taşır! Bundan
bahsedilecek mi? Musevilik ve Hıristiyanlık’ın Yahudi damgası, İslam’ın ise
Arap damgası taşıdığı, söylenecek mi?
Türklerin eski dinlerinden de, uzun uzun bahsedilecek mi?
Mesela daha önce Budist olduğumuz, İslam’a da öyle anlatıldığı gibi, koşa koşa,
gönüllü, toplu halde, bağlanmadığımızdan, bahsedilecek mi?
İman ve inanç, inançta biçim ve içerik arasında büyük
farklar olduğundan?
Hayır, elbete!
Daha da ileri gidip soralım: Din ve ideoloji ilişkisi
hakkında birşeyler öğretilecek mi?
Ya inanç ve psikoloji arasında nasıl bir ilişki olduğu?
Ya kafirlere, yoldan çıkmışlara, günahkar olduğu
düşünülenlere karşı, ölüm fermanı çıkartılmasından?
Ya inananların o kadar kolay “tahrik” olup, tahrip
etmelerinden?
Elbette, hayır!
Öğretileck olan, nasıl sünni müslüman olunacağıyla ilgili
bilgilerdir. Kuran şöyle inmiş, şöyle hicredilmiş, halifeler şöyle
seçilmiştir....İslamın şartları şunlardır, namaz şöyle kılınır, zekat şöyle
verilir, hacca...gidilir.. şeklinde.
Peki ama, ya ben Ermeni, Sabetayist, Yahudi, ateist, Alevi,
Hıristiyan, Budist, Şaman isem?
Seçmeli ders mi?
Seçenek mi var?
****
Yüzde doksondokuzumuz müslüman değildir! Hele de sünni
müslüman!
Osmanlı’da olmadığı gibi, Türkiye’de de! Dünyayı zaten bir
tarafa bırakıyoruz.
***
Din dersleri, bilimsel, felesefi, politika ve tarih bilimlerine uygun, karşılaştırmalı olarak
verilebilse, ne iyi olurdu!
Bu dersleri, ateist olup da dinleri iyi de bilen
kişiler de verebilseydi!
Ama, istenilen başkadır ve herkesin malumudur!
Mesele, din derslerinin müfredata konulup konulmamasından çok, nasıl ve kimler tarafından öğretileceğidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder