7.8.12

KADINLAR VE ERKEKLER


 
Kadınlar evrimden gelen bir üstünlüğe sahip. Aynı anda, pek çok farklı faaliyeti yapabiliyorlar. Eş zamanlı hareket etme, düşünme yetenekleri erkeklere göre yüksektir. Erkekler, sırayla yapmaya mecburlar. Sırayla yapmak zorunda kalan, daha rasyonel, yani hedefe yönelik, davranmaya zorlanıyor. Bu nedenle, erkekler daha hesaplı, kitaplı, planlı olabiliyorlar.

Ama asıl yetenek, eş zamanlı düşünüp davranabilmekten geçer. Eş zamanlı düşünce ve eylem, karşılaştırma yapma alışkanlığını da geliştirir.

Erkekler, sıraya sokarken, aynı anda neler olur sorusunu kaçırırlar. Onlar hedefe dönük davranırlar.

Daha da ilginci, kadınların eşzamanlılık konusundaki yeteneği,  erkeklere has gibi görünen sıraya, plana, rasyonaliteye dayalı akıl yürütme ve davranma yeteneklerini dışlamaz. Bu nedenle, erkeklerin hakim olduğu alana giren kadınlar, erkeklerden de başarılı olurlar. Fakat, bu kadınların “erkekleşmesi” gibi olumsuz bir sonuca da yolaçar.

Kadınların disiplin konusunda da erkeklerden iyi olduğunu gösteren pek çok örnek var. Daha küçük yaşlarda, kız çocuklarının ne kadar titiz, düzenli oldukları, zamanı iyi kullandıkları görülür.

Maalesef, kadınların tüm bu üstünlükleri, sosyal evrim sürecinde, kaldıran, dayanan, sabreden cins olmak zorunda olmalarından kaynaklanır. Hem kendine yüklenen işleri yapmak zorundadır, hem de kadın olmak. Çocuklar, ev, eş, bir de imkan olduğunda meslek ve yükselme imkanı, kadını, erkeklerden daha fazla sorunla ilgilenmeye zorlar. Kadın daha fazla yapmak, daha fazla düşünmek, daha fazla çalışmak zorunda kalır. Tüm bunlar da, zamanın, beynin, enerjinin daha iyi, daha verimli kullanılmasını gerektirir.

Kadın eğer başarısızsa, bu ya imkansızlıktan, ya da erkeklerin önlerini kesmesinden dolayıdır.

Bu gün herkes Mozart’ı bilir, ama onun kız kardeşinin ne kadar yetenekli bir piyanist olduğunu bilmez. Mozart erkek olarak kız kardeşini görünmez yapmıştır.

Kadınlar da felsefeci olmuşlardır. Ama, felsefeci olmalarına imkan verilmemiştir.

Kadınlar da iyi şair, romancı, politikacı olurlar, olmuşlardır da. Ama, çok uygun ortamlarda, uygun boşluklar değerlendirildiği zaman.

Kadınlardan yüksek seviyede bilimci de çıkar. İmkan verildiği zaman.

Fakat, imkan meselesi bir tarafa, imkanlar eşit olsa bile, kadınlar daha başarılıdır. Nedeni çok basit:

Erkeklerin yapabilecekleri herşeyi yapabilmelerinin yanında, bir de, “doğurma” güçleri vardır. Doğurma gücü, erkeği doğa açsından, bir “araca”, “bahaneye” indirger. Zaten, erkeklerin gebelikteki  rolü bir zamana kadar bilinmiyordu.

Kadınlar erkekten daha fazla olmak durumunda kalmışlardır. Hem biyolojik, hem de sosyal evrim içinde.

Erkeğin üstünlüğü nedir diye sorulursa, bu sadece kadına eşlik etmek, onunla birlikte yaşamak üstünlüğü, ayrıcalığıdır, diye yanıtlamalıyım.

Erkek kadına eşlik etmeli, ona layık olmalıdır.

***

Kadın bir de, sömürülen konumdadır. Sömürülen ise, hem kendi yaşamını kazanır, hem de artı değer yaratır. İki işi aynı anda yapmak zorundadır. Erkek de sömürülür, ama, sömürülürken, geçimliğinin bir kısmını kadınına ürettirir. Özellikle kapitalizm, sömürülen işçiye yardımcı olarak kadınını yanına koyar. Aslında ikisini de tek bir işçi yapar. Ama erkek işçi, ücretinin kendisine ait olduğunu düşünerek, kadını sadece “beslenen” aile üyesi olarak düşünür.

Bu nedenle, kapitalizm, kadına “işçi olma talihsizliğini” bile bahşetmez. Bahşettiğinde ise, bir de sadece, “işçi olma talihsizliğini” bahşeder. Ayrı bir gelir, kadın için, sadece erkeğin konumunda olduğu gibi bir “işçi” olduğu anlamına gelir. Ama, yine kadın, erkeğinin yanında, tek bir işçinin parçası olarak kalmaya devam eder.

***

Erkek işçi kaldığı sürece, kadın da işçinin karısı, ya da çalışıyorsa, işçinin “çalışan karısı” olarak yaşamına devam eder.

Kapitalizm, aslında eşleri, tek bir işçi olarak görmektedir. Eşler ise, tek bir işçinin iki parçası olarak yaşamaktadır.

Aslında kadın ve erkek tek bir işçi olarak piyasada geçimlik aramaktadır. Buna ailenin emek gücü diyebiliriz. 

Kadın, erkeğe sadece evlilik kurumuyla değil, piyasa yoluyla da bağlanmaktadır.

***

Cinsel birliktelikten, aileye, oradan da, piyasa birlikteliğine geçmiş bulunuyoruz.

Öyleyse, kadın-erkek ilişkisi, cinsellik, aile ve piyasa birlikteliğinin çözümlenmesinden geçiyor.

Feministler, bu çözümlemelerin büyük kısmını yapmıştır. Fakat ayrı ayrı, bağlantısız şekilde. Bağlantısız olduğu, pek çok sosyalist feministin, hala, "kadın-erkek ilişkisi sınıf ilişkilerinden ayrı bir yere sahiptir", demelerinden, belli oluyor. Öyle zannediyorlar ki, cinsellik, aile ve piyasa çözümlemeleri,  sınıfsal analize indirgenemez, bu analizle anlaşılamaz.

Ama, unuttukları, sınıf ilişkilerinin, bu ilişkilerin kuşattığı, yeniden yarattığı ilişkilerin, toplumsal tüm ilişkilere damgasını bastığı, onların çerçevesini çizdiğidir.

***

Sınıflar gelişmeden daha, kadın ve erkek, eşitsiz ilişkilere dönüştürülecek farklılıklar taşıyordu. Ama, farklılık başka, eşitsizlik başkadır. Tıpkı eşit olmanın benzer olmaktan farklı olması gibi.

***

Benim teorim şudur: Altta olanlar, daha güçlüdür. Hatta, daha başarılı, daha zeki, daha yetenekli.

İşçiler kapitalistlerden,

Kadınlar da,

Erkeklerden...

Kendini taşıyıp, başkalarını da taşıyanlar.

***

Bir konuyu da ekleyelim: Kadınlar ve erkeklerin biyolojik karşılaştırılmasında bir önyargı var mıdır? Evrimin bir döneminde, erkeklerin rekabet ve savaşında, kadınların daha zayıf olanları mı acaba eş olarak seçilmiştir? Kadınların fiziksel biyoloji açısından daha zayıf oldukları düşüncesi pek sağlama benzemiyor. Erkeklerin önemli bir kısmı, erkekler arası rekabetten kaçıp, kendilerinden daha zayıf kadınları kendilerine eş seçmeleri, mümkündür. Bu da, zamanla, erkeklerden daha zayıf kadınların artmasına neden olmuş olmalı.

Buarada, kadının daha zayıf olmasının ne anlama geldiği de sorulmalı. Arkadaşım And Yüce, otomotiv uzmanı olarak, bana beygir gücü ile tork arasındaki farkı anlatmıştı. Tork kaldırma, taşıma gücü demek oluyor. Beygir gücü ise, hız ve hızlanma anlamına gelmektedir. Kadınların kaldırma, dayanma gücü, yani, torkları, daha yüksektir diye yorumlayabiliriz. Erkeklerin ise, beygir güçleri ancak, fazla olabilir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder