5.7.12

BİZDE POLİTİKACI NİYE İSTİFA ETMEZ?




Politikacılarımız ciddi hata ve kusur işlediklerinde, görevlerini bırakmıyorlar. Bizde istifa geleneği yok.  İstifa etmezler, çünkü, hata ve kusurlarının unutulacağını, partilerinin kendilerine sahip çıkacağını bilirler. İstifa etmek isteyen bile istifa ettirilmez. İç ya da dış muhalefete karşı zayıf düşüleceği de düşünülür. Sonuçta, kusurlu, hatalı politikacı, sanki bir komplo ya da haksızlıkla karşılaşmış gibi, adeta mağdur psikolojisine girip, kendini savunmaya başlar.

İstifa, erdem ve zorunluluk değil, yenilgiyi kabul etmek, düşmana koz vermek anlamına gelir.

Bu konuda, kişilerin değil, politik kurumların, kükümet ve partilerin yapısından kaynaklanan bir erdemsizlik, bozukluk söz konusudur.  Sandalye ve makamların her bir artışı ya da eksilişi, hiziplerin ya da rakiplerin yararına olacağı için, ayan beyan bir rezillik olmadığı sürece, istifa kurumu çalışmaz. Çalışırsa da, bu bir artı getirecekse yapılır.

İstifa kurumunu en az çalıştıran partiler, sürpriz değil, sağ partilerdir. Zaten bu partiler de altmış yıldır iktidarda oldukları için, Türkiye seçmeni, istifanın ne olduğunu bile bilemez durumdadır.

Sağ partilerin rüşvet ve usulsüzlük nedeniyle bir milletvekilini ya da bakanını feda etmeyeceklerini, sol partiler yeni yeni öğreniyorlar. Rüşvet ya da usulsüzlük, sağ partilere oy da kaybettirmiyor. Seçmen, iş ve proje üreten sağ partilerin bu küçük kusurlarını önemsemiyor. Zaten sağ partiler de, dürüst ve ahlaklı oldukları için oy almıyorlar. Onlar, iş, hizmet ve proje yaparlar diye, seçmenin “teveccühünü” kazanıyor. 

Fakat, sol bir parti, sadece İSKİ skandalının yıllardır faturasını ödüyor. Çünkü seçmen, sol partileri bu konuda beceriksiz ve acemi buluyor. Sol bilmediği bir alana girdiğinde, seçmen onu cezalandırıyor. Bu tıpkı, bir solcunun namaza durmasının kendisine oy olarak gelmemesine benziyor.

Sağ partiler, hiç bir politikacısıını rüşvet, kusur ya da ihmal nedeniyle feda etmez.  Bunlar, basit “hizmet” kusurları, “iş kazalarıdır”. 

Ayrıca, bir kusur varsa, uygun bir devlet memuru kurban olarak seçilebilecekken, politikacı neden aslanların önüne atılsın? Her konunun devlet memurlarıyla bir bağlantısı vardır. Treni hızlandıran bir makinist olmalı, TOKİ evlerinin selde kalması, bir haritacının ya da plancının hatası olmalıdır. 

Suçlu mutlaka başkalarının üzerine yıkılılır. Ya da, muhalefetin, askerin, dış güçlerin komplosu icadedilmelidir.

Eğer Mavi Marmara’yı İsrail askerleri bastıysa, bu İsrail’in suçudur. Can ciğer kuzu sarması olunan  Suriye’yle savaş durumuna gelindiyse, bu sadece  Suriye’nin  "sıfır sorunu" anlayamamış olmasındandır. Davutoğlu ne yapsın?

Eğer İçişleri Bakanı halkla alay ediyorsa, alay ettirene bakmalı, alay edene değil. 

Çocuklara dağıtılan süt zehirlediyse, suçlu süt nedir bilmeyen midenindir. 

Maliye Bakanı nitelikli mali suçla suçlanabilir. Hatta başbakan, adi suçla.  Bunlar hizmet kusurları ya da iftiradır.

Son seçimlerde, CHP Genel Başkanı, “havuzlu villa” tartışması yaptığında, partisi oy kaybedecek, demiştim. 

Türkiye’de seçmen, sağ partileri, para, rüşvet, sefahat, usulsüzlük, adam kayırma gibi küçük şüphe ve kusurlarla, cezalandırmaz. Hızla zenginleşenler hakkında her hangi bir nefrete de kapılmaz. 

Hayal, gelecek, rant ve fırsat yaratır sağ partiler. Aç olan bile, bir gün kendisine ya da çocuklarına “birşeyler” düşeceğini umudeder. 

Geleceği temsil edenin kusuruna kimse bakmaz. Havuzlu villası varmış, iki milyar dolar servet biriktirmiş, bunlar Özal’ın bal yalayan parmaklarına benzer. Bakanları hızlı tren devirmiş, Van’da deprem çadırları yanmış, TOKİ evlerini sel basmış, bunlar hizmet kusurlarıdır.

Dışişleri Bakanı Türkiye’yi savaşın eşiğine getirmiş, çevremizde dostumuz kalmamış, Amerika’nın sekreteri, kuryesi olmuş, olmuşsa ne olmuş? Bizi Ortadoğu’yla tekrar buluşturuyorya, arkamızı döndüğümüz Osmanlı cografyasına tekrar açılıyoruzya! Mavi Marmara’nın, düşürülen uçağın, savaşa doğru yolalmanın kötü ne tarafı var?

Sağ politikacı, ne rüşvet yer, ne usulsüzlük yapar, ne de kusur işler. O iş yapar, hizmet eder. Kusurları hizmet etmekten gelir. Herkesi zengin etmek ister. Kendisi de biraz olsun...,  ne var bunda?

Zaten her insanın kusuru vardır. Sağ politikacıda da olur, o da, insandır. 

Küçük aksaklıklardan, kusurlardan dolayı neden istifa etsin?

Bunu seçmen de istemez zaten. O müşfiktir, bağışlayıcıdır, kendi politikacısına kıyamaz. 

Demek ki solcular, sağ politikayı, öyle “usulsüzlük yaptınız, yiyip içtiniz, hızla zenginleştiniz...”  gibi saldırılarla, yıkamaz.

Bizim vatandaşlarıımızın büyük kısmı, zengini sayar, sever. Kredi vereni, işini kolaylaştıranı, çocuğuna iş vereni, sever.  Arazisi değerlenirse, projeleri, ihaleleri, sever.  

***

Bizim vatandaşımızın büyük bir kısmının sağ politikadan çıkarı vardır. Sağ politikacıların küçük hizmet ve iş kusurlarına da pek önem vermez. Onların arada bir höykürmelerine, densiz konuşmalarına, af kırıp çam devirmelerine önem vermez. 

Bu nedenlerle de, sağ politikacılar, cinsel ve dini kusurlar dışında, hiç bir zaman istifa etmezler.  Ancak bu tür kusurlar nedeniyle istifa ettirilirler. Bu da, manevi değerlere olan ilgileri nedeniyle, daha da fazla oy getirir.

Onlar, kusursuz maddi ve manevi çıkarların temsilcisidirler. Temsilde küçük kusurları olabilir. 

***

Sağ partileri ya da politikacıları, öyleyse, ya cinsellik, dini inanç, ahlak konularında, ya da, onu başka bir sağcıyla, onun dilini bilenlerle, vurmak mümkündür. Rüşveti iyi yiyen, rüşvetçiyi gözünden tanır. Dini kullanan, kullananı, röntgen gibi görür.

Ama bu önerimden, sol partiler sağcıları partilerinde istihdam etsinler fikri çıkmaz. Önerim, sağı, sağın karşısına çıkartmak, sağı bölerek küçültmektir. Sağın içindeki yarıkları görmek, fay hattına dönüştürmektir. 

Ama, sağcıların yüzüne, sağın bünyevi özelliklerini, olağan ve mutat hizmet ve iş kusurlarını vurmak, onların zaten güçlü topluluk disiplinlerini güçlendirip, bir de magduriyet rantı almalarına neden olur.

***

Sağcılar hukuk, bilim, eşitlik, özgürlük bilmiyorlar diyerek, kimse onları makam ve iktidarlarından mahrum bırakamaz.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder