17.6.12
SABETAYCILIK VE GİZLİ YAHUDİLİK TARTIŞMALARINA KATKI
Sabetaycılık, gizli yahudilik ve dönmelik üzerine miliyetçilerle islamcıların yaptığı tartışmalara, son yıllarda solcular da katıldı.
Yahudilerin dünyaya dağılmaları, sürgün edildikleri ya da göçettikleri yerlerde yeni baskı ve sürgünlerle karşılaşmış olmaları, ya gizlenmeyi, ya ayrı mahallelerde yaşamayı, ya da "dönmelerine" neden oldu.
Bu durumda, gizlenmek, kendini saklamak kadar doğal, insani bir davranış olamaz. Benzer bir zorlamayla, pek çok azınlık, siyasi, dini görüşten insanlar da karşılaşmıştır.
Zorla din değiştirme uygulaması, hem Hıristiyanlar'da, hem de müslümanlar'da oldukça sık yaşanmıştır. Zorlama, ağır vergiler, ya da sosyal, siyasi dışlamayla olmuştur. Müslümanlar, kendilerinden olmayanlara ağır cizye vergisi uyguluyor, onları devlet ve siyasetten menediyordu. Hatta, ayrı kıyafet giymeleri, ayrı mahallerde oturmaları da şart koşuluyordu.
Üstüne bir de, Osmanlı'nın sistemli şekilde uyguladığı devşirme kurumu vardı ki, müslüman olmayan belli kesimlerden çocuklar ailelerinden "yasal" olarak alınıp, müslüman ve Türk olarak yetiştirildikten sonra, devletin emrinde "köksüz" insanlar olarak istihdam ediliyordu. Kökünden koparılıp müslüman Türk yapılan bu insanların daha fazla sadık, daha fazla kul olacağı düşünülmüştü.
İnsanların din değiştirmesi için dolaylı yollara başvurmak, ya da bizzat, çocuklarını alıp başka türlü yetiştirip devletin kölesi yapmak, kapıkulu deniyordu, Müslüman-Türk olmayanların içler acısı hayatını anlatır.
Osmanlı yıkılıp gidince de, Müslüman-Türk olmak, memur olmanın, işadamı olmanın şartı olmuştur.
Müslüman ve Türk olmayana açık bırakılan seçenekler eskisi gibi sadece sivil toplum, entellektüel hayat, ticarettir. Ama bu alanlarda bile güvenlik yoktur.
***
İsim değiştirmek, Türk ve müslüman gibi yaşamak, ama yine de sembol ve şifrelerle gerçek kimliğin korunmaya çalışılması, "gizli yahudilik", "Sabetayizm" tartışmalarının konusudur.
Benzer bir durum, yahudilerin baskı gördüğü, din değiştirmeye zorlandığı başka ülkelerde de yaşanmıştır. Katolik İspanyollar, Hıristiyanlığı zorla kabul etmiş Yahudilere güvenmiyor, onlara şüpheyle bakıyorlardı. Benzer durum Osmanlı ve Türkiye'de de yaşanmıştır.
***
Bizde son dönemlerin tartışması, "isimler" üzerine yoğunlaşmaktadır. Sabetayistler, gizli-Yahudiler pek çok ilişkilerinin, gömüldükleri mezarlarının yanısıra, isimleriyle gündeme gelmektedir.
Ancak ihmal edilen bazı hususlara işaret etmek gerek:
1) Yahudilik'le Musevilik tümüyle aynı kimlik değildir.
2) Yahudiler Araplar'la akraba etnik kimliğe sahipler.
3) Araplar, Yahudiler, benzer isimlere sahipler.
4) Araplar, Farsiler (Kürtler dahil), Yahudiler, yoğun bir dilsel alışveriş içinde olmuşlardır.
5) İslamın yayılmasıyla birlikte, Arap, Türk, Farsi ve Arabi kelimeler, isimler, İslam cografyasında kullanılmaya başlanmıştır.
6) Yahudi söz ve isimleri Hıristiyanlar tarafından da, küçük değişikliklerle kullanılmıştır.
7) Yahudiler de, kendilerinin olmayan isim ve sözleri kullanmışlardır.
***
Fakat, daha önemli olan, Marks'ın "Yahudi Sorunu" çalışmasında söyledikleridir: Kapitalizm herkesi yahudileştirmiştir!
Müslümanlar, Hıristiyanlar, hatta Budist ve Konfüçyusçular da, kapitalizmle birlikte, Yahudillileşmiş, onun mezhepleri haline gelmişlerdir.
Hıristiyanlık ilk başlarda, Yahudilliğin bir mezhebi olarak kabul edilmekteydi. Ayrı bir din haline gelmesi sonraki yüzyıllarda olmuştur.
Mülümanlık da, hem Tavrat'a yakınlık, hem de, Araplar'la Yahudiler'in aynı "semitik" etnik ve dilsel gruba dahil olmaları nedeniyle, Yahudileşmeye bile ihtiyaç duymayacak kadar bu dine ve etnik kimliğe yakın durmaktadır.
***
Bu gün sorun, isimler, dinler değil, Amerika-İsrail ikilisiyle birlikte "gizli" hareket edenler olabilir ancak.
Ama, bu gizliliğe ihtiyaç duymalarına gerek var mı?
Öz be öz müslüman ve Türk olanların geride kalmış bir halleri mi var?
Zaten, yahudi, hıristiyan, müslüman, hepsi, İbrahim'den gelmiyorlar mı?
Zaten, Marks'ın dediği gibi, kapitalizm herkesi yahudi yapmıyor mu?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
-
Yıllar önce memleketten ayrılırken umumi durum şöyleydi: Bütün devlet dairelerinin çatısında beyaz bayraklar dalgalanıyor ahali yeter ki eşi...
-
Rekabet, Kariyerizm, Hırs Ve tersleri: Kendini aşma Liyakat İdealizm
-
Devlet Bahçeli ne derse desin, meclis politikacıları oldukça saygılı ve dikkatli yorum yapıyorlar. Devlet Bahçeli'ye kendilerini kabul ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder